Onlar da senin gibi açlık ve acı çektiler.
Efendi değiştirme süreçlerini kısalttı bu
adamlar. Senin özgürlüğünü nasıl
sağlayacağın yolunda yüzyıl kafa yormanın,
senin mutluluğun için özveride bulunmanın,
hattâ yaşamlarını feda etmenin, zahmete değmeyeceğini, bu bedelin, senin yeni köleliğini
satın almak için çok yüksek olduğunu
öğrendiler. Size kişisel özgürlük değil ulusal özgürlük vaat ediyorlar.
Paris ve Viyana
barikatlarındaki kanlı çarpışmalarda,
Amerika'daki köleliğin kaldırılması savaşında ya da Rus Devrimi'nde elde ettiklerine sahip çıkmamakla suçladım. Ancak, her seferinde çalışıp didinip bir bataklıktan çıkmayı başardıktan sonra hemen bir başka bataklığa saplanmanın nedenini anlayamıyordum. Sonra
yavaş yavaş ve el yordamıyla, seni köle yapan şeyin ne olduğunu buldum: SEN KENDİ KENDİNİ KÖLELİĞE MAHKUM
EDİYORSUN. Köleliğinin tek sorumlusu, yalnız ve yalnız sensin başka hiç kimse, ama hiç kimse değil. Tek sorumlu sensin.
Yalnız bir anlamda «özgürlüğe sahip
»sin sen: kendi yaşamım yönetmeyi
öğrenmeme, kendini bu yönde eğitmeme ve kendini eleştirmeme özgürlüğüne sahipsin.
Bir bilim adamı eserinin kendisi
olmadığını, yalnızca kişisellikten uzak gerçek olduğunu öne
sürebilir. Bir sanatçı Gerçek'in arkasına gizlenemez. Hiçbir yere
gizlenemez.
Shevek, “Neden sürekli soyutlamalarla konuşuyorsunuz?” diye
atıldı birden, daha bunu söylerken, karar verdiği halde neden
yine konuştuğunu merak etmeye başladı. “Birbirini öldüren ülke
adları değil, insanlar. Askerler neden gidiyor? Bir insan neden
gidip yabancıları öldürür?”