Düdü

Elini paraya değdiren onun büyüsüne kapılır, onu seven tüm yaşamı boyunca gücünü ve mutluluğunu paraya hizmet etmek için harcar. Biz, konukseverliği, uzattığı her meyve için bir alofa (karşılık) bekleyenleri hor gören geleneklerimizi sevelim. *Birinin her şeyi varken diğerinin hiçbir şeyi olmamasına izin vermeyen geleneklerimizi sevelim* sevelim ki; Papalagi gibi kardeşi yanı başında keder ve acı içindeyken mutlu ve neşeli olmayalım!
Sayfa 42·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir Şey'den Gereksizce Bir Sürü Şey Yapmak
Ama tabii Papalagi bütün 'şey'leri yaratabileceğine ve büyük ruh kadar güçlü olduğuna inanır. Zaten binlerce ve binlerce elin güneşi doğuşundan batışına kadar hiç durmadan "şey"ler üretmeye çalışması da bundan. Ne işe yaradığını bilmediğimiz, güzelliklerini anlayamadığımız insan 'şey'leri.. Eğer insan çok fazla "şey"e gereksinim duyuyorsa bu büyük bir yoksulluğun göstergesidir. Çünkü bu, o insanın büyük ruhun 'şey'leri açısından yoksul olduğunun kanıtıdır. Papalagi de yoksuldur. Çünkü o tam bir "şey" düşkünüdür "şey"leri olmadan yaşayamaz.. Saçlarını düzeltmek için kaplumbağa kabuğundan bir alet yapsa ve saçlarını yağlasa o alet için bir de kılıf yapar sonra o kılıf için küçük bir kutu, küçük kutu içinde büyük bir kutu..
Sayfa 44·Kitabı okudu
Sanki Tanrı,Mülkiyetini Ona Devretmişçesine
Bizim dilimizde "Lau" benim demektir, ama aynı zamanda da senin demektir. Oysa Papalagi'nin dilinde bu senin ve benim gibi aynı anlama gelen tek bir söz bile yoktur. Benim olan yalnızca ve tek başına bana aittir senin olansa yalnızca ve tek başına sana. Onun için Papalagi, kulübesinin çevresindeki her şeye "benim" der. Birinin kendisine ait olduğunu söylediği bir şeye bir başkasının dokunmaması için, o şeyin ona ait olup olmadığı özel yasalarla titizlikle saptanır. Avrupa'da bu yasaların çiğnenmesini gözetmekten başka hiçbir iş yapmayan insanlar vardır. Papalagi'nin aldığı bir şeyi kimse ondan almasın diye. Papalagi bu yolla kendini öyle bir inandırır ki, sanki o hak gerçekten kendisininmiş, sanki Tanrı bunun mülkiyetini bütün zamanlar için ona devretmiş gibi. Sanki palmiye gerçekten ona aitmiş gibi ya da ağaç, çiçek, deniz, gökyüzü, gökyüzündeki bulutlar ona aitmiş gibi.
Sayfa 59·Kitabı okudu

Düdü

, bir kitap okudu
8/10
·112 syf.·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 13:13
·
2025 1. kitabı
Erich Scheurmann
8.1/10 · 17,2bin okunma

Düdü

, 2025 okuma hedefini ekledi.
2025 OKUMA HEDEFİ
8/13 kitap - %62 tamamlandı
8 kitap okudu
13 kitap
1.384 sayfa
4 inceleme
52 alıntı