Bizim dilimizde "Lau" benim demektir, ama aynı zamanda da senin demektir.
Oysa Papalagi'nin dilinde bu senin ve benim gibi aynı anlama gelen tek bir söz bile yoktur. Benim olan yalnızca ve tek başına bana aittir senin olansa yalnızca ve tek başına sana.
Onun için Papalagi, kulübesinin çevresindeki her şeye "benim" der.
Birinin kendisine ait olduğunu söylediği bir şeye bir başkasının dokunmaması için, o şeyin ona ait olup olmadığı özel yasalarla titizlikle saptanır.
Avrupa'da bu yasaların çiğnenmesini gözetmekten başka hiçbir iş yapmayan insanlar vardır. Papalagi'nin aldığı bir şeyi kimse ondan almasın diye.
Papalagi bu yolla kendini öyle bir inandırır ki, sanki o hak gerçekten kendisininmiş, sanki Tanrı bunun mülkiyetini bütün zamanlar için ona devretmiş gibi.
Sanki palmiye gerçekten ona aitmiş gibi ya da ağaç, çiçek, deniz, gökyüzü, gökyüzündeki bulutlar ona aitmiş gibi.