Gazete okumaya dayanamıyorum ama sıfırı tüketmiş ve son demlerinde sefil bir devletin bana, okura, İtalyan bir dilenciden daha ısrarcı bir şekilde ona oy vermem için yalvardığını görebiliyorum.
Politika da işte toplumun çakılla dolu midesi ve iki siyasi parti bu midenin, bazen birbirleri üzerinde sindirim yapan çeyreklere ayrılmış karşılıklı iki yarısını oluşturuyor.
Yeterince aydınlanmış olan halk karar almaya, oylamaya başladığı zaman, yurttaşlar arasında hiçbir birleşme olmazsa, küçük ayrılıkların büyük sayısından her zaman genel istem doğar ve oylama her zaman yerinde bir oylama olur. Ama genel birleşme zararına dolap ve düzenlerle birtakım küçük birleşmeler olursa, bunlardan her birinin istemi, üyelerine oranla genel, devlete oranla özel olur: O zaman artık insan sayısı kadar değil, birleşme sayısı kadar oy sahibi var denebilir. Ayrılıklar daha azalır ve daha az genel bir sonuç verir. Bir de şu var: Bu birleşmelerden biri bütün öbürlerine üstün gelecek kadar büyük olursa, artık ortada küçük ayrılıkların toplamı yok, bir tek ayrılık var demektir. O zaman genel istem diye bir şey yoktur artık, üstün gelen görüş de sadece özel bir görüştür.