Tüm bu haberler Justinyanus'a ulaşınca umutsuzluğu daha da arttı. Imparator, selameti kaçmakta gördü. Sarayın Marmara Denizi'ne bakan sahilinde kendisi için bir gemi hazırlattığı gibi, yanına taşıyabileceği kadar da para ve değerli maden almayı planladı. Fakat bu plan, hiç beklenmedik bir engele takılacaktı.
Saraydan kaçma konusunda son hazırlıklarını yapan imparator, eşi Teodora'yı da hazırlanması konusunda uyardı. Ancak o vakte kadar sükûnetini koruyan imparatoriçeden şu cevabı aldı: "Belki kadınların erkekler önünde konuşması ve korkaklara cesaret vermesi doğru değildir. Ama tehlike anında herkes elinden geleni yapmalıdır. Yıllarca başında imparatorluk tacını taşıyan biri, o tacı kaybederken canını da kaybetmelidir. Nasıl olsa dünyaya gelen her kişi ölecektir. Ey imparator! Kaçarak kurtulmak istiyorsan bunda bir zorluk yoktur; hazinen var, gemilerin seni bekliyor ama saraydan ayrıldığında yaşamanın anlamını da yitirmiş olacaksın. Ben her zaman Tanrı'ya dua etmişimdir. Üzerimdeki erguvan renkli imparatorluk pelerinini aldığında canımı da alsın. Merak etme! Senin de giydiğin şu erguvan rengi pelerin, gerektiğinde muhteşem bir kefen olur. Şimdi gidebilirsin ama yanında ben olmayacağım."