R.

kitap kurdu 📚 🐛🐛🐛
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sakallı berber işini bitirip giderken, "Meraklanma beyim! Burası Hazreti Yusuf makamıdır... Yusuf Peygamber de yedi yıl zindanda yattı, kahpe şerrine uğradı da..." demişti. Yusuf Peygamber'den bu zamana kadar dünyada her şey, akıl durduracak derecede değiştiği halde, bugün, yirminci asırda, mahpusluk yine de aynı kalmış, demek ki gökyüzünde, denizaltında insan zekası henüz mahpushaneden daha korkunç bir işkence bulamamıştı. Dipdiri bir adamı, sınırsız ihtirasları, hayal etmek gücü, öfkesi, aşkı, evlat sevgisi, çalışma yetenekleriyle bir yere kapatıyorlar. Orada bazen tek başına, bazen kendisi gibi kıstırılmış, umutsuz, öfkeli arkadaşlarıyla beraber yüzüstü bırakıyorlar. Kapılarının anahtarlarını da, köyüne gitmek elinde olduğu halde gönül rızasıyla burada kalan İbrahim gibi hayvanlara teslim ederek... İnsan kardeşliği... Şefkat... Af... Hep masal... Kapatanlarla kapatılanlar arasındaki düşmanlık yırtıcı hayvanları bile ürkütür. Ormanın yırtıcılarında yırtıcılık açlığı giderene kadarmış. İnsanlar arasındaki yırtıcılık, -ekmeğe, kadına, hatta yaşamaya dahi- tika basa doymuş olsalar yine sürüyor.
Sayfa 389
"Dünkü Nedime Hanım'ı asla unutamayacağım! Cephaneleri kaybetmek tehlikesine karşı aslanlar gibi dayandı da kurtuluş müjdesini işitir işitmez çocuk gibi ağladı." "Bir yerde okumuştum. İnsanlar acıya sevinçten daha fazla dayanıyorlar."
Sayfa 257
Çöküntü devirlerinde iki çeşit insan meydana çıkıyor. Namussuzlarla namuslular... İki tarafta da boğuşma büyük bir şiddetle, açıktan yürüyor. Hele önce vatandaş, sonra insan olunması gereken dehşetli sıralarda faziletle alçaklığın boğuşması kadar korkunç muharebe yok. Muharebede düşman karşıdadır. Üniformalıdır. Az da olsa, çok olsa da bir zaman sonra önemi kalmaz. Kaçarsın, kovalarsın... Anında ölenler, yaralananlar olur. Ama hep ileriye bakmanın bir rahatlığı vardır. Oysa esir bir şehirde dost kim, düşman kim, bilinmez!
Sayfa 222
Her ölen insan, yaşayanların bir parçasını da beraber öldürmüş olur.
Sayfa 221