Her gece, kırılmış, küskün ruhumu görünmez parmaklıklarla örülü bu kafesten çekip kurtarmaya çalışıyorum. Her Allah’ın günü dingin bir umutsuzlukla bomboş odalarda dolanıyor, yalnızlığın daha evvel kimsenin karşılaşmadığı yüzüyle karşılaşıyorum. Yalnızlık her gün yeni çehrelerle, yeni sızılarla kendini çoğaltıyor.
Hayatın bulantı eşiği. İçimdeki yalnızlık hissi , karşıma çıkan her şeyi yok ediyor, zamanla geçeceği, hafifleyeceği yerde gittikçe güçlenerek hayatımı çepeçevre kuşatıyordu.