tekrar sakinleşince
kimsenin böylesi bir insan yalnızlığını tahayyül edemeyeceğini
düşündüm. En yalnız gün, tüın günlerin
en ıssızı. Sonra gittim ve çırılçıplak kalana kadar
ağacı salladım. Bu dinginliğin ortasında elmalar
yeri dövdüler. Bittiğinde, tekinsiz bir sessizlik. beni
içine çekti, etrafıma baktım ama kimse yoktu. Orada
yalnızclım. Terk edilmiş bir çamaşırhanede biraz su
içtim ama bu sonraydı.
Hep çok hoşlandığım darı sözcüğü
yürürken aklımdan çıkmıyor, zinde sözcüğü de. İki
sözcük arasında bağlantı bulmak bir işkence. Zinde
yürfunek oluyor ve darıyı orakla toplamak da. Ama
darı ve şehvetli sözcükleri yan yana gitmiyor.
Işık artık kaçıp kurtulamaz, burada en koyu
siyah bile ışık gibi ve sessizlik de gök gürültüsü gibi
tesir .eder. Artık evren daha fazla hiçlikle dolu, açılan,
en siyah boşluk. Samanyolu sistemleri yoğunlaşıp
anti-yıldızlara dönüşmüş. Bir saadet yayılıyor ve
saadetin içinden manasızlık yetişiyor.