Ruberuvareste

Puan vermedi·124 syf.··
2025 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2025 00:53
Doppler Doppler’i okurken, insanın dağdaki yaşamı ile insanlardan izole bir varoluş arasında yaşadığı karmaşık duyguları, toplumun başarı dayatmasını anlamlandırmaya çalıştım. Ancak insanın doğada yaşaması, beraberinde biyoçeşitliliği bozma ve doğaya daha fazla yük olma ihtimalini de barındırıyor. İnsan, kapitalist sistemin tahribatından kaçarak doğaya dönmek isterken, acaba bu dönüş sürecinde doğaya daha fazla yük bindirip biyoçeşitliliği bozma tehlikesi yaratıyor mu? Tabii bu düşünceyi, yeryüzü kaynaklarını çok hızlı tüketmemizin doğa ile insan arasındaki makası açması şeklinde yorumluyorum. Bunun için başka tatmin biçimlerine, başka haz kaynaklarına, özellikle de bilgi edinmeye ve içsel yaşantımızı geliştirmeye öncelik tanımamız gerektiğine inanıyorum. Yaşadığı ve kendini kuşatan modern dünyadan kaçmak, tüm sorunları gerçekten ortadan kaldırır mı? Modern insan çeşitli stresler içerisinde debelenip duruyor; bu durum onu, bulunduğu ortamı terk ederek yalnızca geçici bir rahatlama sağlayan bir konuma sürüklüyor. Günümüzde de çok sayıda kampçı veya günübirlik metropolden ayrılan insanları gözlemliyoruz. Günlük koşturmacaların dağınık yığını hâline gelen hayatlardan uzaklaşmak isteyen insanlar görüyorum. Ama insanın içsel çatışmaları, duygusal yükleri ve sosyal bağları sadece kaçmakla çözülemez. Peki çözüm ne? Aradığımda sevginin eksikliğini görüyorum. Sevgi, insanın kendi dışındaki nesneler dünyasına ya da ötekinin varlığına inanmasını öğretir. Çoğu savaş veya toplumsal çalkantı sırasında insanlar günlük yaşamlarına devam etmekte; sevişmekte, dış görünüşlerine özen göstermektedir. Ama insanın kendi içindeki kargaşa, toplumsal kargaşadan çok daha ürkütücüdür. Doppler’in hoşnutsuzluk duyduğu şeylerin başında, her şeyin ve neredeyse her şeyin satılık olması gerçeği
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
Reklam
Puan vermedi·1552 syf.··
2023 4. kitabı
·
60 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2023 03:47
MONTE CRİSTO KONTU ALEXANDRE DUMAS PERE İNCELEME Alexandre DUMAS’ın eseri olan Monte Cristo Kontu’nu inceleyeceğim. İncelememe geçmeden önce yazar hakkında bilgi edinmek için araştırdığım birkaç bilgiyi sizinle paylaşacağım. Alexandre Dumas Père 19. yüzyıl Fransız edebiyatının en çok yazan ve okunan yazarlarından biridir. Adaş oğluyla karıştırılmaması için Alexandre Dumas père adıyla da bilinir. Macera türündeki tarihi romanlarıyla ünlüdür. Babası general Thomas-Alexandre Davy de la Pailleterie Fransız bir asilzade ve köle bir siyah kadının oğlu olarak Saint-Domingue 'de doğdu. Soylu biri olması genç Alexandre'a louise-Philippe ile birlikte çalışma fırsatı yarattı. Babasının Devrim Savaşları'nda gösterdiği kahramanlığa dair annesinin anlattığı hikâyeler genç çocuğun parlak hayalgücünü oldukça etkiledi. Mısır seferinde Napolyon Bonapart’ın yanında yer alır, hatta “Kahire’de bulduğu 2 milyona yakın hazineyi Napolyon’a göndererek leopar deri değiştirmedi, namuslu adam değişmez. Eğer burada ölürsem Fransa’ya bir eş ve birde oğul bırakıyorum” (Henry,1999: 97) diyerek komutanına ve ülkesine olan bağlılığını gösterir. Mısır seferi dönüşünde Napoli’de esir düşen General Dumas iki yıl işkence görür ve işkenceler sonucunda sağlığını kaybeder. Dumas Père babasının zindanda işkence görmesini Monte-Cristo Kontu adlı romanında ele alır. Roman kahramanı Edmond Dantès’in Bonapart ideolojisine hizmet etmekle suçlanarak İf Şatosu zindanına atılıp işkence görmesiyle babasının Napoli hapishanesinde işkence görmesi büyük bir benzerlik gösterir Fakirliklerine rağmen aile babalarının değerli itibarını ve soylu rütbesini korudu. Aristokrat geçmişine ve kişisel başarılarına rağmen Dumas melez kökeni nedeniyle ayrımcılıkla
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202537,1bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2020 39. kitabı
·
197 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2020 00:25
·
Çavdar Tarlasında Çocuklar :) Bizler hep önerilen kitapları severiz. İnsanların algılarını değiştiren en önemli olaylardan biri de eserin yasaklı olmasıdır. Değerlere aykırı olduğu gerekçesiyle yasaklanan bu kitapların çoğaltılmasına , satışına izin verilmemiştir . Geçici olan bu durumdan sonra kitabın satışında artış olmuştur . Türlerin Kökeni , 1984, Bülbülü Öldürmek … vb kitapların devinimi bu yönlü eserlere örnektir . Bana göre yasaklar ilgi çekici hale getiriyor . Her yasaklanan yayın gibi bu kitapta efsaneleşmiştir . Kitabın neden yasaklandığını merak ediyorsanız komünizme baş kaldırı olarak görülüyor kitabı okuyanın , okutanın başına pek çok iş gelmiştir . Öğretmenler soruşturma geçirmiş işinden olmuş , toplum kitapları yakma eylemi yapmış liste uzayıp gidiyor . En az kahramanı kadar öfke yaratmıştır Tabi ben minnoş biri olduğum için bunlardan etkilenerek kitabı almadım kitabın eski ismi gönülçelen olması nedeniyle aldım. Teoman’ın serseri çocuğun bu kitabı okuyup şarkı yazması beni etkilemişti .. Teoman’la Holden benzer mi bilmiyorum ama ikisininde aykırı çocuklar olduğu belli İçeriğine gelecek olursam nereye ait olduğunu bilmeyen , yetişkinlere olan isyanını görüyoruz . Sürekli ABD dizisi izliyor gibi hissedebilirsiniz Hey lanet olası , lanet olsun pislik , lanet lanet …ergenlik döneminde olan çocuklarımızda ve ailelerimizde bakış açısı kazandırabilecek bir eser olacağını düşünüyorum.ABD’de hakim olan kendine yetebilen özgür birey olarak algılayabilmek ve o minvalde yetiştirmeleri radikal bireyselci çocuklar oluşturdu. Başka toplumlara göre daha çabuk hayata atıldı , sorumluluklarının farkına varan bu sisteme bir uyarı niteliğinde Holden karakterine can verdi . Peki bizim ülkemiz nasıl ? Ebeveynler helikopter modeli (aşırı koruyucu )toplumumuzda ise çocuklar
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,2bin okunma
Bir Kadın Olmak …
Puan vermedi·384 syf.··
2022 15. kitabı
Hayat .. ismi gibi hayatın acımasızlığını gözlemleme fırsatı bulmuş bir karakter olduğunu düşünüyorum . Babasının İslamı kabul etmeyişi , radikal bir din olduğunu düşünür. Hayatın babası hezeyanı küfridir . Aklın vizyonunu , kalbin misyonunu ,zihnin vesveseye , vicdanın sesini kıstığı bir adamdır . Travmatik bir şekilde kardeşini kaybeden Hayat’ın babası ruh sağlığını olumsuz etkileyen olaydır . Kişiler bu sürecin olumsuz psikolojik etkilerinden kurtulmak amacı ile çeşitli savunma mekanizmalarından destek alabilirler. Sosyal destek alarak bilime yönelişi ile bu yaş sürecini tamamlamıştır . Ama dinden çıkışı ise yine hayatta karşılaşılan travmatik olaylar ve yaşanılan acılar sonucunda kişinin yaptığı dualar karşılıksız kalabilir. Bu durumlardaki hayal kırıklıklarının neticesinde kişi dinden çıkabilir veya kişi bazen yaşadığı acı olaylar sonucunda mutlak anlamda iyi ve kudret sahibi olan Allah fikri ile bunu bağdaştıramaması sonucu dinden çıkabilir. Hayatın babasının ara ara Allah olsaydı kardeşim ölür müydü ? Hayatın annesi ise aksine dini olarak hoşgörülü , tüm dinlerin sonuçta ortak bir tanrıda buluştuğunu .. hepsinin ayrı bir kuralı olduğunu ve kendisine en iyi gelenin islam olduğunun farkındadır . İslamiyet onun için değerlidir . Ama İslamiyeti yanlış anlamadan çocuğuna anlatmalıdır . Arap cahiliye dönemlerini İslamiyet kisvesi altında çocuğuna öğretmeyecekti . Ve uzaklardan Mina geliyor .. Mina güzelliği vakur duruşuyla hayatın kalbini çalan ama ondan yaşça büyük sevgisi … hayatın vermiş olduğu bazı kararlar Mina’yı olumsuz etkilesede Mina’nın İslamiyete tam teslim oluşu beni kalbimden vurmuştu … insan kim neden nasıl yaptığını bilmeden her şeyi kabullenip yürüyebiliyorsa bu bana hep etkileyici gelmiştir . Mina’nın durmadan yürümesi az olsada ilerlemeyi
Edebiyat
Amerikan DervişAyad Akthtar · Pegasus Yayınları · 20159 okunma
Puan vermedi·282 syf.··
2022 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2022 00:26
GECE YARISI KÜTÜPHANESİ MATT HAIG İncelemeleri okurken KESİNLİKLE OKUYUN ,KESİNLİKLE OKUMAYIN diyen nidalar görüyorum.Kitap incelemesinde bulunurken zaman kaybı bunun yerine çizgi film izleyin demekle dilinin sadeliğine mi atıfta bulunuyoruz. Okuduğumuz eserde mükemmelliği mi savunuyoruz ? Açıklık,duruluk ,yalınlık bu eseri göklere çıkarmışolduğunu düşünebilir miyiz ? Peki sizler düşüncelerinizi kaba ve çirkin sözlerle süsleyerek okunmaz bu eser derken nerede konumlandırıyorsunuz ? Edebiyat tarihimizde karşıtlık ve uyum kucak kucağadır.zincirin halkaları gibi birbirine bağlı olduğunu düşünüyorum.Bu zincirlerin birinde kopma olması eserde okuyucuya boşluklar ,alanlar yaratıyor. Kitabımıza gelecek olursak ; 42 dile çevrilen ,2020 Goodreads Yılın En İyi Romanı .Ödüllerin olması yazarlar için motivasyon kaynağı olduğunu düşünüüyorum. Orhan PAMUK okuyacağım zaman beklentiler artıyor. Ufacık imla hataları dahi NOBEL ödülü almış bu yazar diyerek onu her şeyden sorumlu tutuyoruz. Tabi bazı ödüllerin parayla satın alındığını ,bazı ödüllerin kitaplar film olur mantığıyla şişirildiğini biz edebiyat okurları fark ediyoruz.Ama kendini aldatan bir edebiyat okuyucusu durumuna düşmemek için geçmişi ve şimdinin analizini yapıyor olmamız gerekiyor.geçmişe ve şimdiye hakim olan okurun eleştirileride o kadar hassas olacağını düşünüyorum.Her ödülü alan yazara aynı kalibrede ,kalitede,nitelikte olmasını beklemek zaten azar ,içinde haksızlık olacağını düşünüyorum. Eserin Simyacı ile benzerleştirilmesi okuyucunun eserine de emeğine de haksızlık yapıldığı kanısında olurum. Fantezi edebiyat gerçeğe dayalı olmayan bir edebiyat olduğu için alt kısmının dolu olması gerekiyor.Bu türün mihenk taşı olarak J.R.R TOLKIEN ‘ın Hobbıt, Yüzüklerin Efendisi ve ,Ursula k. LEGUIN Yerdeniz Büyücüsü
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,2bin okunma
Reklam