Vera

Vera
Kitaplarım ; enis-i ruhum Biricik meselem, Sonsuza varmak..  بو دە كچر یا هو Günahın üzerinde düşün, Rabb'ine tevbe et ki, kalbine vera yerleşsin." İbrahim İbn Edhem (Rahimehullah)
107 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Bir insanın başına gelebilecek en büyük talihsizlik; hem kendine hem de insanlığa faydası dokunabilecek bir potansiyeli tembelliğe , uyuşukluğa ve konforun uyuşturucu sıcaklığına kurban etmesidir. Çünkü insanı çürüten şey çoğu zaman acı değil, hareketsizliğin yavaş zehridir. İçinde taşıdığı kabiliyeti sürekli hayal ederek ama onu hayata dökmeye cesaret etmeyerek yaşar; zamanla üretmeyen zihin , kendi içinde dönüp duran bir labirente dönüşür. Jung’un o sarsıcı tespitiyle: "insanın şevki içsel dünyanın harikalar diyarında takılı kalırsa, o kişi yeryüzü için bir gölge olur." Gerçekten de insan bazen düşüncelerinde öyle büyük bir hayat kurar ki, gerçek hayatta hiçbir adım atamaz hâle gelir ; iç dünyasında kahramandır ama dışarıda kendi ömrüne bile temas edemez. Hayaller büyür, planlar çoğalır, niyetler derinleşir; fakat hareket olmayınca bütün o potansiyel, insanın içinde çürüyen bir cevhere dönüşür . Ve belki de en acı olan şudur: İnsan çoğu zaman başarısız olduğu için değil, hiç başlayamadığı için kendi kaderinin gölgesine dönüşür.
Duygu ve Düşünce
Reklam
Geceyi Ayakta Geçiren Hanımefendiler
Râbia Adeviye gecelerini ihya etmeye önem verirdi. Sabah vakti girdiğinde uyur, güneş yükselmeye başlayınca da kalkar ve kendi kendine "Ey nefis! Ne zamana kadar uyuyacak ve ne zaman uyanacaksın? Yakında öyle bir uykuya dalacaksın ki seni ancak İsrafil'in sur sesi uyandırabilir." şeklinde nefis muhasebesi yapardı. Hafsa binti Sîrîn'in öyle bir ibadet hayatı vardı ki çevresindekiler şaşıp kalıyordu. Onun bu derece ibadet etmesinin arkasında daha önce işlemiş olduğu ciddi bir günah olduğunu düşünüyorlar ve herhalde bağışlanmak için bu kadar çok ibadet ediyor diyorlardı. Hizmetçisine "Hanımefendi hakkında ne düşünüyorsun?" diye sorulduğunda "Şüphesiz ki saliha bir kadın fakat sanki büyük bir günah işlemiş gibi gecenin bütününü ibadetle geçiriyor, ağlıyor ve namaz kılıyor." diyordu. Seherlerin tadına varanları gecelerini uyku ile geçirenler hiçbir zaman anlayamadı. Bağdad'ın âbidelerinden Cevhere Hanım, rüyasında cennette kurulu bir çadır görmüş ve kime ait olduğunu sormuştu. "Teheccüdlerini Kur'ân'la süsleyenler için" cevabını duyunca, o günden sonra geceleri hiç uyumadı ve son nefesine kadar seherleri ihya etti.
Sayfa 10·Kitabı okudu
1000Kitap
“Kendi elimizle, cehenneme çevirdik kendi içimizi.” Sezai Karakoç
1000Kitap
Reklam