Her hazanda birbiri üzerine dökülen ağaç yaprakları gibi insanlar da birbiri ardına toprağa yatarak yok oluyor. Bu değişmez, umumi bir kanun... Niçin endişe etmeli? Şu dünyada erilen başka ne var? Hayat yalan... Ölüm hakikat...
Aman Yarabbi bu umumi eşitlik ve kardeşlikteki lezzetti sen bize şimdiye kadar niçin tattırmadın? Hakiki zevk ve saadetin ne oldugunu biz şimdi öğrendik... Fakat bundan zevk almaya artık vaktimiz yok. Bunu evvelden tadaydık senin yarattıklarını öldürmek için icat ettiğimiz toplara,
tüfeklere bedel kim bilir ne faydalı şeyler icat etmekle meşgul olurduk.
Gazetelere yazı göndermeme bile müsaade etmiyorlar. Bana bir şey yazdırtmadıktan sonra beni niye okuttunuz? "Âlemin kızları yazıyorlar bir şey olmuyor da ben yazarsam mı ayıp olacak?" diye cok rica ediyorum. "Hayır olmaz... Hayır olmaz... Sana sahip olacak adam müsaade ederse o zaman yazarsın," cevabını veriyorlar... İşitiyor musunuz? Bana sahip olacak adam. Of... Şimdiden bu adamı hiç sevmiyorum... Çünkü daha adını bilmeden, yüzünü görmeden bu adamın arzusuna, emrine tâbi bulunuyorum... Babamın sahiplenmesinden çıkıp onun nüfuzu altına mı gireceğim?