Rukiye K.

Hiçbir Mümkünü Çaresi Yok..
10/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2025 11:12
İnce Memed serisinden sonra beni en çok etkileyen eser oldu bu kitap. Tüm efsaneler içerisinde de en çok etkilendiğim.. Yaşar Kemal nasıl bu denli etkileyen ve yüreğime kazınan cümleler kurmuş hayran kalıyorum. Aynı paragrafları, kimi zaman aynı cümleyi veya kelimeyi okuyup duruyorum. Bir durumu ve o anı bu kadar güzel yaşatan cümleleri kurmak Allah vergisi olsa gerek. Bunun üzerine çok düşünüyorum. Yazar olunur mu yoksa doğulur mu diye. Yaşar Kemal kesinlikle yazar olarak doğmuş. Bizzat yaşadıklarını, duyduğu hikayeleri öyle güzel bir biçimde dökmüş ki kağıda, bunun için yalnızca yetenek denemez.. Allah'ın bir lütfu yahu Yaşar Kemal :) Ben onu sağlığında okuyamadım maalesef. Ama her yazarın ve kitabın bir zamanı vardır. Bizi bekler. Bana da okumak şimdiki zamana kısmetmiş. Yörüklerin çektiği zorlukları, bir karış toprak için verilen canları, emekleri anlatıyor. Konar-göçer yaşam bizim gibi yerleşik hayata alışmış, bu dünyaya doğmuş insanlar için ne kadar zahmetli. Konfor alanından çıkamayan okuyucu için bu eseri okumak bile yorucu olabilir :) Karaçullu obasının kara çadırları, dağdan yaylaya, yayladan koyaklara, koyaklardan ovalara gezinip duruyor. Ancak kendilerine ait bir avuç toprakları yok. Hıdırellez günü herkes niyazda bulunur kışlak bulmak için, dualar ederler , herkes tembihlenir kışlak istenecek bu gün sadece. Ancak herkesin gönlünden geçen farklı tabii.. -Ceren, obanın hatta dünyanın en güzel yörük kızı.. O gece yalnızca Halil'i bir kez daha görmek istedi. Kabul oldu; ancak bu karşılaşma nasıl ve hangi halde olacak? -Haydar Usta, o gece belki de yürekten yalnızca bir kışlak dileyen tek kişi oydu. Obanın demirci babası Haydar Usta. Öyle güzel bir kılıç dövüyor ki otuz yıldır, İsmet Paşa'ya götürüp verecek ve obasına toprak alabilecek mi onunla? -Halil,
Binboğalar EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20206,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2024 39. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2024 21:11
Yazarımızı Kambur adlı kitabıyla tanıdım. Çok etkilenmiştim: kullandığı sözcükleden, sözcüklere yüklediği anlamlardan ve tabii olay kurgusundan. Benim Rüyalarım Hep Çıkar öykü kitabı da tek kelime ile muhteşemdi. Her öyküsünde okuru içine çeken, okurun zihnini çalıştırmak isteyen bir taraf var. ‘Okudum bitti’ öykü kitabı asla değil. Tekrar tekrar açıp okumalı. Okumalı ki, yazarın kelime haznesinin genişliğini ve en basit olayı nasıl basit kelimelerle edebi olarak anlattığını görelim. Hiç mi eleştirilecek yanı yok? Bu bir inceleme olduğundan, elbette okurun gözü ile bakıldığında şöyle diyebilirim: Kimi zaman karamsar bir döngüde dönüp duruyor öyküler. Bazen bu iç sıkıntısı hiç geçmeyecekmiş gibi oldum. Nefes almak, araya boşluk bırakmak şart :) Bence Esra Kahya okuduğumuz için ve özellikle @bidunyakitapgrubu1 grubumuz ile birlikte okuyup Esra kahya b. Hanım’la bu öyküleri konuşabileceğimiz için çok şanslıyız. Kendisi şimdi ve ileride kesinlikle edebiyatımızın öncü kalemlerinden olacak biri. Ve biz onu geç de olsa keşfetmiş, okumuş, tanışmış ve yazdıklarının üzerine tartışmış okurlar olarak çok gururlanacağız biliyorum :) Herkese tavsiye ediyorum. N’olur okuyun. Keyifli okumalar.
Bidünyakitapgrubu
Benim Rüyalarım Hep ÇıkarEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2023623 okunma
8/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2024 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2024 16:37
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Toplumsal gerçekçi tarzda ele aldığı bu eser, otobiyografik. Gayet akıcı, sade ve etkileyici bir dil kullanmış. Alışılan tarzda yazılan otobiyografik eserler kronolojik sırayı takip eder. Ancak yazar, belli bir başlık belirleyerek bu başlığın ona hatırlattığı anılarını yazmayı tercih etmiş. Örneğin; aklımda kalan en büyük başlık: Mühür. Bu metaforu kullanarak birkaç kısa anıyı, başlığa direkt ya da dolaylı olarak bağlamış. İyi ki de böyle olmuş. Çok etkileyici. Yazarın doktor olması vesilesiyle tanıklık ettiği birçok olay, toplumsal sorunlarımızı ete kemiğe bürünmüş şekilde görmesini sağlamış. Ve tabii bizim için bunu kağıda dökebilmesi ise ayrı bir emek ve yetenek gerektirir. Ülkemde yaşanan acı tatlı her olayı yüzümüze öyle bir vuruyor ki,çoğu yerde gözlerim doldu, taşmasına engel olamadım. Kitabı kapattım, sakinleşip öyle devam ettim çoğu kez. Yazarın ülkem ve insanı için öyle güzel tespitleri ve sitemleri var ki... Kitabın bir yerinde şuna benzer bir cümle geçiyor: "Bazen öyle anlar yaşarsınız ki, artık siz eski siz olmasınız. Hayatınızda bir yerler kırılır, bükülür." Herkesin hayatında olduğu gibi benim de hayatımın kırılma anları var tabii. Biri de bu kitap oldu şimdi... 23 Nisan 2024 akşamı @bidunyakitapgrubu1 grubum tarafından düzenlenen Ercan Kesal ile Peri Gazozu hakkında söyleşiye katıldım. Kendisi bu kitabın babası için tuttuğu yas döneminde yazıldığını söyleyerek, aslında akılda oluşan çoğu sorunun cevabını vermiş oldu. Bir 'yas' kitabı.. Ayrıca karamsar bir kitap değil hüzünlü bir kitap olduğunu ifade etti. Üzüntü ve yas gelip geçer. Ancak 'hüzün' daimidir. Kalp, yürek kavramları ne kadar maddi ise, gönül de bir o kadar manevi. İşte hüzün, gönülde olur... Bu kitabın 'gönül'den geldiğine yazarın "Bu hüzün kitabıdır." dediğinde
Peri GazozuErcan Kesal · İletişim Yayınevi · 20196bin okunma
8/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2024 16:19
Hayatta hep bir şeyleri yanlış ya da eksik yapmış olanlar. Yarım kalmışlar. Yalnız kalmışlar. Anlaşılmamışlar, ya da kendini bir türlü anlatamamışlar. İşte ıslık çalamayanların ortak özellikleri. Sanki ıslık çalamıyor olmak mutsuzluğun damgası. Bir de ıslık çalmasını becerememek var: mutlu olmayı becerememek gibi... Kitapta 13 öykü var ve her biri yalnızlığı bir şekilde mühürlenmiş insanlar. Kimi çabalıyor, kimi kabullenmiş. Günümüz koşullarındaki hayatları bu pencereden görüp kaleme dökmüş yazar. Okurken kendime çok yakın bulduğum karakterler de oldu, empati yapmakta zorlandıklarımda. Bazı öyküler yazarın hayal gücünün yaşadığımız çağın sorunlarını çok güzel yakaladığını hissettirdi bana. Örneğin; İki Kişi ve Takip öyküleri. Yadigar, Kayıp ve İstasyonlar Kadar Issız öyküleri de beni etkiledi. Karakterlerin her birinin özel bir espri anlayışı var. Sanıyorum bunun kaynağının kimde olduğunu anlamak zor değil :) Beni istemsizce gülümseten çok satır var. Günlük hayattan olağan şekilde bahsederken edebi bir havanın cümleler ve kelimeler içinde esmesi, Ali Nurdoğan Bey'in içinde biriktirdiği hoş/nahoş anıları okura çok güzel biçimde aktardığını gösteriyor. Kimi cümleler kesinlikle altı çizilesi ve bir kaç kez okunası. Kahramanların bazılarının iç sesleri benim kimi zaman ifadeye dökemediğim sözler. Bilinç akışı tekniğini de kullanmış ve bu tarza alışkın olan okurun kesinlikle zevk alacağı hikayeler var. Yazar bu öykü kitabını yeni yazmış ve okuma şansı yakaladığım için çok mutluyum. @bidunyakitapgrubu1 grubum sayesinde çekilişte kazandım, benim için ayrıca bir anlamı oldu. Mutlu olmak için çırpınan ama sanki her olumsuzluk bizi buluyormuş duygusuyla sabah gözlerini açan insanlarız belki de çoğumuz. En azından böyle hissettiğimiz zamanlar olmuştur, azımsanmayacak kadar
Hikaye-Öykü
Islık Çalmasını BeceremeyenlerAli Nurdoğan · Roman Oku Yayınları · 019 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
Beğendi
·
2024 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2024 16:00
Yazar ile tanışma kitabım oldu Deli Gömleği . Kitap 12 öyküden oluşuyor. İsmini aldığı öykü ise kitabın son öyküsü. Yazarın çocukluk-gençlik zamanları Kapalıçarşı esnaflarının arasında geçmiş. Çok insan tanımış çok insan görmüş belli ki. Sağlam tespitleri var. Yarattığı karakterlerin ruh hallerini güzel tasvir etmiş. Ne var ki tüm öykülerinin ortak bir kaç konusu var: yalnızlık, ölüm, intihar. Karakterlerin yaşamları farklı farklı ama bu üç öge ortak özellikleri. İlk birkaç öyküden sonra sizi karamsarlığa düşürüyor. Hatta ‘Kaçacak yer yok’ , ‘Geceyarısı Yarım Gece’ , ‘Deli Gömleği’ gibi öykülerinde psikopatolojik vakalar var. Kişiler bazen öyle donuk ve düz ki, sonunda anormal davranışlara varacak bir eylemde bulunacağını tahmin etmek çok kolay. Biraz ipucu gibi olacak ama kişi çoğu yerde ya kendini ya da bir başkasını öldürüyor. Sürekli sonu kötü biten hikayeleri art arda okumak yerine, araya başka kitaplar sıkıştırmanızı tavsiye ederim bu kitabı okuyacaksanız. Beni etkileyen; ‘Tutku’, ‘ Geceyarısı Yarım Gece’ ve ‘Bir Zamanlar Samatya’da’ öyküleriydi. Bu kitabı @bidunyakitapgrubu1 vesilesiyle edindiğim tatlı kitap arkadaşım @seyda_madenli hediye etmişti. Deli Gömleği ve yazarın birkaç kitabı daha. Onlara da sıra geliyor. Tekrar teşekkür ediyorum @seyda_madenli . Sayesinde yeni bir kalemle tanıştım. Yaşasın kitap yoldaşlığı! Keyifli okumalar.
Deli GömleğiGüray Süngü · Ketebe Yayınları · 20211,177 okunma