Ah, ne inatçıdır aşk - hatta hayalimizde büyüttüğümüz ama yüreğimizde asla köklenmese de aşka pek benzeyen herhangi bir duygu - sisler, puslar arasında kaybolup gitmeye mahkum olduğu an gelip çatıncaya kadar nasıl da ayak direr, inadından vazgeçmeden…
Yatsak, uykumuzu zehredebilir rüya.
Kalksak, kirletebilir günü tek bir avare düşünce.
Hisset, düşün, anla, ister gül, ister ağla,
Kedere sarıl, yahut kaygıyı def eyle,
İster neşe, ister keder: farkı olmaz,
Serbestçe çekip gidebilir ikisi de.
İnsanın dünüyle yarını bir olmaz;
Kalıcı şey yoktur, değişkenlikten öte!
Sayfa 105 - Mary Shelley’nin eşi P. B. Shelley’nin 1816 tarihli Mutability (Değişkenlik) şiirinin üçüncü ve dördüncü kıtaları.·Kitabı okudu
Ne yazık! İnsan niçin vahşilerden daha üstün hassasiyetlere sahip olmakla övünür ki; bu onları daha kısıtlı varlıklar kılıyor sadece. Dürtülerimiz açlık, susuzluk ve şehvetle sınırlı kalsaydı, neredeyse özgür olurduk; ama şimdi esen her rüzgarla, tesadüfen söylenmiş bir sözle, ya da o sözün anlattığı görüntülerle heyecanlanıyoruz.