Manzara hep titreşir. Bu titreşim yürüyenin bedeninde tekrar eder kendini. Akort edilmiş iki tel gibi titreşip duran, birbirlerinin titreşiminden beslenen iki mevcudiyetin ahengi sonsuz kez baştan tanışmak gibidir.
Sadece kitaplar arasında düşünebilenlerden, aklını kitapların dürtüklemesini bekleyenlerden değiliz biz.
Bizim ethosumuz açık havada, tercihen yolların bile tefekküre daldığı ıssız dağlarda veya deniz kıyılarında yürüyerek, severek, tırmanarak, dans ederek düşünmektir.
Farklılıklar çağı burası
bilmediğimiz bir noktadayız
Zaman ve mekan
Sana yabancıyız
Senden münezzeh olan Allah
Ona en yakınız
Sana uzak olmak Allah’a yakın olmak bir yerde
Şükür ki ne zamanı anlıyorum ne bu memleketi..