Yazar bir devedikeni çiçeğinden yola çıkarak Hacı Murat, Çeçenler, Kazaklar ve Ruslsr üzerinden 1850'li yılların savaş ve Kafkasya bölgesi üzerindeki kirli siyasetini yansıtır. Müslümanlara gayet saygılı bir dil kullanır. Neredeyse romanı müslümanların gözünden anlatıp Rusları tarihte hak ettikleri yere koyar.. Rus bir yazarın bu denli objektif bir kaleminin olması harikulade..
Hacı Murat ile ilgili aslında birçok soru cevapsız kalıyor sanki kitapta ve tıpkı dikenleriyle çiçeğini koruyan, zapt edilmesi güç devedikeni çiçeği gibi, Hacı Murat da dik ve mağrur bir şekilde en sevdiği Hamzat türküsündeki gibi veda ediyor hayata...
" Ey kuşlar uçun bizim ellere, analarımıza, bacılarımıza, ak kızlarımıza gazavat uğruna öldüğümüzü söyleyin. Mezar yüzü görmeyecek bedenlerimizin aç kurtlarca paralanacağını, kemiklerimizin oradan oraya sürükleneceğini söyleyin..."