...
Abumrabum, dinler tarihinin kalbinde duran Hz. İbrahim’i (a.s) merkeze alır. İslam, Yahudilik ve Hristiyanlıkta ortak ata kabul edilen Hz. İbrahim; tevhidin, arayışın ve sorgulayan imanın sembolüdür.
Abumrabum, harflerin ve sayıların izinde İslam’dan kadim inançlara uzanan ortak bir hakikat dilini fısıldar. Yalnızca bir edebiyat ya da tasavvuf kitabı değil; aynı zamanda dinler tarihinin ortak sembol diline açılan bir kapıdır. Harfler, sayılar ve semboller; İslam düşüncesinde olduğu kadar Yahudilikteki Kabalistik gelenek, Hristiyan mistisizmi ve kadim uygarlıkların kozmolojilerinde de kutsal anlamlar taşır.
Abumrabum, bu ortak mirası merkeze alarak şunu hatırlatır: Farklı din ve inanç sistemleri, aynı hakikati farklı dillerle anlatma çabasıdır.Ebced, numeroloji, kutsal metinlerin sembolik dili ve yaratılış anlatıları; dinler tarihi boyunca insanın “ben kimim?” sorusuna verdiği cevapların izlerini taşır.
Bu kitap, polisiye kurguyla iç içe geçmiş bir dinler tarihi anlatısıdır. Devletlerin zihniyetleri, istihbarat kuruluşları üzerinden ifade edilmiştir. Batılı müsteşrikler Mezopotamya'ya aslında kendi kökenlerinin daha kadim olduğunu ortaya çıkaracak araştırmalar yapmak üzere gelmişlerdi. Fakat buldukları bambaşka şeylerdi. Bunun üzerine Doğu tarihini karartmaya, tarihi eserleri devşirmeye, yakıp yıkmaya, savaşlarla medeniyet kalıntılarını yok etmeye başladılar. Kitap bu noktada bilerek Batının aydın(!) zihniyeti tarafından karartılan Doğu'nun tarihî ve kültürel mirasının köklerinin ne kadar derin olduğunu, tarihinde nerede başladığını, Sümer, Asur, Babil, Akad gibi medeniyetlerin tarihinin neden yeterince araştırılmadığını dile getirir.
Hülasa AbumRabum, dinler tarihine ilgi duyanlar için inançların kesişim noktasında duran sembolik bir harita gibidir.
...
Dört