Sevginin hedefi, istediğiniz bir şeyi elde etmek değil, sevdiğiniz insanın saadeti için bir şey yapmaktır. Bununla birlikte, şu bir gerçektir ki, onaylayıcı sözlerin, bizi, karşılık vermek ve eşimizin arzu ettiği bir şeyi yapmak konusunda güdülemesi çok daha muhtemeldir.
Saçların hep lavaboyu tıkadığı küçük beyaz lekelerin aynayı kapladığı, peçetenin ne şekilde çıkarılması gerektiğinden tutun da, kapağın yukarıda mı aşağıda mı olması gerektiğini konu alan tartışmaların olduğu evliliğin gerçek dünyasına hoş geldiniz. Bu ayakkabıların dolaba kendiliğinden yürümediği, çekmecelerin kendiliğinden kapanmadığı, paltoların askıları sevmediği ve çorapların çamaşır yıkanırken izinsiz kaybolduğu bir dünyadır. Bu dünyada bir bakış incitebilir, bir söz yıkabilir. Sırılsıklam aşık olanlar düşman, evlilik bir savaş alanı haline gelebilir.
Evlilik öncesi hayallerimiz, evlilikte saadetle ilgilidir: "Birbirimizi son derece mutlu edeceğiz. Başka çiftler tartışabilir ve kavga edebilir, ama biz değil. Biz birbirimizi seviyoruz." Şüphesiz, bütünüyle saf değilizdir. Mantıksal olarak sonuçta bazı farklılıklarımız olacağını biliriz. Fakat bu farkları açık olarak tartışacağımızdan eminizdir. Birimiz daima alttan almaya gönüllü olacaktır ve anlaşma sağlanacaktır. aşıkken başka türlüsüne inanmak zordur.