Ruka

Ruka
@Ruka20
45 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Gelgelelim, inançlılıktan kuşkuculuğa geçişimi sağlayan son etken kötülük sorunu oldu. Tanrı her şeyi bilen, her şeye gücü yeten ve hep iyilikle dolu bir varlık olduğuna göre, iyi insanların başına niçin kötü şeyler gelir?
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Laik bir dünya görüşü, beni doğa yasalarının ve şans olasılıklarının, büyük ölçüde eylemlerimizden bağımsız olarak ve dileklerimize bakmaksızın, tarihin açılmış mecraları boyunca kendi mantıklarına göre bir gelişim seyri izlediklerini görmeye yöneltti.
Deccal, Ayetullah Humeyni miydi, yoksa Henry Kissinger mıydı? Mahşerin dört atlısı kesinlikle nükleer savaş, aşırı nüfus, çevre kirliliği ve hastalıklar olacaktı. Modern İsrail Devleti 1948’de kurulduğuna göre, rakamları doğru biçimde çözdüğümüzde, İsa’nın yeryüzüne tekrar inişi yakın, hem de çok yakın olmalıydı
Hıristiyan dünya görüşünde şans, rastlantı ve olasılık eriyerek önemsizleşir. Her şey bir sebeple olur ve Tanrı’nın her birimiz için bir tasarısı vardır, iyi bir şey olduğunda, Tanrı itikadımızdan, hayırlı işlerimizden ya da Mesih sevgimizden dolayı bize ödül veriyordur. Kötü bir şey olduğunda ise, şöyle düşünülür: Tanrı gizemli yollarla çalışır, bilmiyor musun? Ben kimim ki, her şeye gücü yeten Tanrıya karşı kuşkucu, sorgulayıcı ya da kafa tutucu olayım? Bu inanç süzgeci yüce şeylerden saçma şeylere, kariyer fırsatlarından spor skorlarına kadar her düzeyde işler. Tanrı’ya her şey için şükrederdim.
Nihai ödülü cennet olan inanç ile nihai cezası cehennem olan inançsızlık arasında böyle zoraki bir tercih, inançsızlara çok haşin ve doğrusu Eski Ahit anlayışı gibi görünür; ama işin bu şekilde olması gerekmez.