Ruken

“Böylece sen de biz de acı çekiyorduk”
…insan senin öfkenin kaynağının masadan uzak durmak gibi önemsiz bir olay olmadığını, aksine bu öfkenin bütün heybetiyle başından itibaren var olduğu ve bu olayı patlatmak için tesadüfen bahane ettiğin duygusuna kapılırdı. Mutlaka her durumda bir bahane bulunacağına insan inandığı için, ardı arkası kesilmeyen tehditlere karşı duyarsızlaşıyordu… Böylece sen de biz de acı çekiyorduk.
Sayfa 17 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Senin karşında söz konusu senin meselelerin olunca mükemmel bir hatipsindir.
Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
“Ama işte baba olarak fazla güçlüydün”
Arkadaşım, patronum, amcam, büyükbabam, evet hatta (yani biraz çekinerek belki) kayınpederim olmandan mutluluk duyardım. Ama işte baba olarak bana göre fazla güçlüydün…
Sayfa 3 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Koltuğundan dünyayı yönetiyordun. Senin fikrin doğruydu, başka her fikir çılgıncaydı, aşırıydı, kaçıklıktı, normal değildi. Bu arada özgüvenin öylesine büyüktü ki, tutarlı davranma zorunluluğu hissetmiyor, ama yine de haklılıkta direnmekten vazgeçmiyordun. Bir konuda hiçbir fikre sahip olmadığın da olurdu, bu olmak zorundaydı. Örneğin Çeklere söverdin, sonra Almanlara, ardından Yahudilere; üstelik ayrım yaparak değil, her konuda söverdin ve sonunda geriye senin dışında kimse kalmazdı. Benim gözümde, haklılıkları düşünceyi değil kendi şahıslarını baz alan bütün zorbaların sahip olduğu o muamma özelliği edinmiştin. En azından bana öyle gelirdi.
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
…Sofrada kasvetli sessizlik olur, uyarılarla bölünürdü: “Önce ye sonra konuş”…
Sayfa 11 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam