Eğer insan kendini sürekli yeniden icat edebiliyorsa, utanç ya da acı parçalarını kesip atabiliyorsa, bir başkasını gerçekten tanımak nasıl mümkün olabilirdi? İnsanlar yalnızca başkalarıyla temas edene kadar süren bir yanılsamayı mı sürdürüyorlardı? Öyleyse insanlar nihayetinde bir yalanlar silsilesinden mi ibaretti?
Sufi hareketleri, apolitik olup bu anlamda politika ile doğrudan ilgilenmezler. Fakat onların bu apolitiklikleri, dinin yerine ikame edilen (milliyetçilik, sosyalizm, vs.) araçlara ve bir o kadar da sahte veya politikleşmiş dine karşı koyarken politiktir.