Günleri,saatleri,haftaları, ayları sayılarda ve beylik adlarda anmak beni hep sıktı.
Yaşadığım anların mutlaklığına ermeliyim.
Zamanın hep bir tekrarı andıran çarkında,artık anların benzersizliğine erişebiliyorum.
Kalp Allah ile senin aranda bir sırdır.Beni de fazla deşme,dediğim yetsin,deşipte ne yapacaksın,toprağı bile deşsen işte börtü böcek, nem,solucan,ağaç kökü çıkar yani bir şeyin kökü ve aslı çıkar ama sen onu görmeye pek tahammül edemezsin.
Sona doğru yürür yol alırken,yolda sırtındakilere bakıp,yüzündekinin geldiği yere bakıp,hayatını beğenecekti.Herşey herkes bitince hayatını beğenecekti.Haksızlığa en çok uğrayan, halini dışarıdan seyredince kendini,hayatını ve kaderini nihayet beğenecek ve değişirmisin deseler,verirmisin deseler değişmeyecek vermeyecekti.
Bütün bunlar geçti,senesi geçti,mevsimi çağı geçti,bunlardan incinecek gönül geçti,ne idiyse o geçti,ne bekleniyorsa o kaçtı da geçti. Bir asla benzemez,onun gibi kokmaz,rengi değişik,şekli yabancı bir posa kaldı.
Nasıl iyi dost yalnızken yanına geliyor gizlice konuşuluyorsa başka bir tesirde yalnızken geliyor.Bir duvar var o aşılıyor ve duvardan yanına atlayan oluyor.Bunu kaç kere yaşadım ve o tada ucunda ölüm olsa delirme olsa paha biçemem.Sonra insanın yalnızken duyduğu mahzunluk çok bereketli.O vakit kulağıma dolanın zerresini kimse fısıldayamaz.