Biraz daha insaniyet kazanıyoruz diyebiliriz. Kitap okurken başkalarının duygularını paylaşabiliyoruz. Bizleri bitmek tükenmek bilmeyen bir telaşla başarıya koşturacak şekilde tasarlanmış bu dünyada, koşmayı bırakıp etrafımızdaki insanlara bakma olasılığı elde ediyoruz. Bu yüzden daha fazla insan kitap okursa bu dünyamın biraz daha güzelleşeceğini düşünüyorum.
Youngju hayatın doğru cevaplara sarılarak yaşamak, kimi zaman o cevapla çarpışıp o cevabı deneyimlemekten ibaret olduğunu biliyordu. Derken bunca zaman boyunca kucakladığımız doğru cevabın aslında yanlış olduğunu fark ettiğimiz an gelirdi. O zaman tekrar bir başka doğru cevaba tutunup yaşamaya devam ederdik.
Sanat, bilimin üzerinde yükseliyordu. Bu sanata hakim olan ressam da böylece neredeyse bir bilim adamı rütbesine yükselmekteydi. Eski devrin zanaatkar boyacısı artık bir bilgindi. Bu dönüşüm aynı zamanda Erken Rönesans’tan Yüksek Rönesans’a geçişi de simgeler ki, devrin en ünlü “sanatçı bilgin” i Leonardo da Vinci’dir.