#başakbaysallı ile tanıştığımda sadece kalemi değil kendisinin de zarifligine hayran olmuştum. #Freskoüçlemesi nin son kitabını heyecanla bekledim, hemen okudum.Aslında benim için 2025in son kitabiydi.
#Sarkaç çok iyi örülmüş, başarı ile yansıtılmış bir öteki olma romaniydi.Sistem nasıl ötekilestirir, canını nasıl yakar son derece yalın biçimde anlatıyordu. Beni en çok etkileyen ise geçmişin anlatıldığı o cümleleri alıp bugünü anlatan bir köşe yazısına yerleştirsek günümüzü de pekâlâ yansıtabilecek ifadeler olmasıydı. Bugünün ötekilerinin de ruhunda hissettiği cümleler kurulmuş olmasıydı.
Bu yalnızca ötekilestirilmenin zamandan ve hatta ait olduğu konudan bile bağımsız oluşu değil şüphesiz yazarın başarısıni da gösteriyor.
Bu kitapta ise hikayenin eksik kalan kısımları tamamlanıyor "aslında ne olmuş" diyerek okuyorsunuz.Yine okuruna duygu geçişlerini hakkıyla yaşatıyor yazar. İnce beyaz bilekler zihninizde içinizi sızlatan tarifsiz bir anlama kavuşuyor mesela.
Bununla birlikte yazar şehirleri sokak sokak zihnimize işliyor. Üç farklı ülke, üç farklı kadim şehrin meydanları, caddeleri, mezarlıkları, yokuşlarına kadar karakterlerle birlikte adımlıyor hissine kapılıyorsunuz. Dördüncü şehri selamlıyorsunuz...
Bu tartışılmaz bir yazarlık başarısi.
Siyasi gündemin sıcaklığı henüz tazeyken bir romanın içinde İsrail-Filistin'e dair tarafsızca yazabilmek, Suriye'den bahsedebilmek de şüphesiz takdiri hak ediyor.
Küçük bir elestirim de olacak:
Ailesinin hikayesini öğrenmek için araştırmalara başlayan güzel,genç kadın karakter kendisine eşlik eden yakışıklı genç adam olmadan da yolunu bulabilmeli artık.Birbirlerine tam da denk düşen özellikleri, büyük aşk ihtimali olmadan da öğrenmenin ağırlığını kalmanın ya da dönmenin muhakemesini yapabilmeli.Aşk şüphesiz çok güzel bir duygu ama