Evet milyonların, milyarların kalbinde asırlardan beri kanamakta olan o derin yarayı saracak yegâne müşfik el; İslâmdır. Her ne kadar ufuklarda zaman zaman bazı uydurma ışıklar görülüyorsa da.. müstakbel, bütün nur ve feyzini güneşlerden değil, bizzât Rabb-ül Âlemîn'den alan ezelî ve ebedî "Yıldız"ındır. O yıldız, dünyalar durdukça duracak ve onu söndürmek isteyenleri yerden yere vuracaktır.
Artık bütün insanları kardeş yaparak yemyeşil cennetlerin nurlu ufuklarından esen refah ve saadet, huzur ve asayiş rüzgârıyla dalgalanan âlemşümul bir bayrak altında toplayacak olan yegâne kuvvet, İslâmdır. Zira beşeriyetin bugünkü hali, tıpkı İslâmdan evvelki insan cem'iyetlerinin acıklı halidir. Bunun için insanlığı o günkü ebedî felâketten kurtaran İslâm, bugün de kurtarabilir...
Gerçekler unutulup hatırlandıkça her seferinde biraz daha şaşırtıcı olmuyor muydu? Aksi gibi de insan hikâyenin başını her hatırladığında bugünü daha çok idrak etmiyor muydu
Aramızdaki, birlikte geçen yılların başından sonuna uzattığımız, artık çizgilerini ve yönünü kaybetmiş o yolun sonuydu. Mahvın başından buraya varmıştık işte! Diyecek kelimem yoktu, onun da gitmeye niyeti. Sanırım hem geçmiş hem gelecek tozpembeydi de bu ılık ve şatafatlı renk gözümü almış, beni kör etmişti.