Kitaplığımda uzun bir süre bekleyişten sonra okunma zamanı geldiğini düşünerek başladım. Belki bu uzunca süre bekleyişin sebebi, kitabın zor okunabileceğini düşünmem ve ilk sayfadaki soy ağacının giriftliği olabilir. Çünkü kitap Buendia ailesinin yüzyıllık tarihini anlatıyor ve her kuşakta isimlerin aynı olması kafaları karıştıran bir etmen gibi görünüyor.
Ne var ki kitaba başlayınca benzer isimler, kuşaklar arası geçiş falan sorun olmuyor bilhassa kitap o kadar akıcı ve o kadar iyi bir anlatıma sahip ki o hayali kasaba olan Macondo' da yaşamaya başlıyorsunuz.
Kitabın dili müthişti. Yüzyıllık bir tarihi, bir çok karakteri anlatırken az cümlelerle bize gerekeni vermiş, o dünyayı iyi resmetmiş ve bize aktarımı çok dengeli ve doyurucu olmuş. Ayrıca genel konunun arka planında Kolombiyanın siyasi ekonomik tarihine de çok tutarlı bir yer veriyor yazar. Muz şirketinin, kapitalist döngüsü, işçi haklarının ihlali ve gizlenen olayları romanda ortaya çıkaran yazar siyasi istikrarsızlık, iç savaş ve ideoloji çatışmalarını da yerleştirerek kurgunun gerçek ögelerle birleşmesini sağlıyor.
Büyülü gerçeklik akımıyla yazılan eser okuyucuya edebi bir haz yaşatıyor, hayalgücünün edebiyatla birleştiği bir sanat seriveriyor okuyucunun önüne.
Karakterlerin hepsi farklı birer düşsel mizaca sahip, yaşanan olaylar her kuşakta tekerrür ediyor, ama bunlara değinmek belki kitabın içeriğine çok girmek olur. Kitabın tadı zaten olaylar silsilesinde merakla beklenen sonraki olay olduğu için sadece okuyunca tadına varacaksınız.
Kitabın sonlarına doğru uygun olmayan, eleştirilecek bir bölüm vardı onu da kitabın genel havası içinde değerlendirince belli bir amaç için yazıldığı anlaşılıyor fakat , o bölümün ahlaki olmadığını belirtmek için bir amaca gerek yok...
Ben uzun bir serüven olarak