"Umutsuzluk işte böyle bozar kavrayışımızı ve kendi hayaletlerimizden başka şey görmez, huzursuz yüreklerimizin atışından başka bir şey duymaz oluruz."
"Benim kadar acı çeken biriyle ben nasıl avunabilirim? Yaralı bir kalp, başka bir yaralı kalbin yanında avunabilir mi? Bir kuş kırık kanatlarıyla nasıl uçamazsa, acı içinde biri de bir komşunun acısıyla avunamaz! Bu dost benim ruhumun arkadaşı ve daha şimdiden onun vefalı omuzlarına belini bükecek kadar ağır bir mutsuzluk yükledim! Karanlıktan başka bir şey göremeyecek kadar gözyaşlarımla doldurdum gözlerinil Sevdiğim ve beni seven bir kardeşimdir o. Yine de, bütün kardeşler gibi acımı paylaşır ama dindiremez. Benimle birlikte ağlar, bana destek olur ama gözyaşlarımı daha da acılaştırır, yüreğimi daha da kederlendirir! "
"Kalbin duyguları, sedir ağacı ve onun farklı dalları gibi bölünmüştur. Bu ağaç güçlü bir dalını kaybedecek olursa, acı çeker ama ölmez; bütün gücünü, büyümesi ve kesik dalın yerini yeni filizlerle doldurması için, yakındaki dala verecektir."
"Anne" sözcüğu, toprağın bağrındaki tohum gibi saklıdır yüreklerimizde; sevinçte olduğu gibi acıda da dökülür dudağımızdan, gül kokusunun açık havada da, yağmurlu havada da yayılması gibi."
"İnsanın dile getirebildiği en temiz, en duru sözcük "anne", en güzel sesleniş "anneciğim"dir. Bunlar küçük oldukları kadar yüce; umut, sevgi ve şefkatle yoğrulmuş, insan yüreğinin tüm inceliğini, tatlılığını ve sıcaklığını yansıtan çok güzel sözcüklerdir. Anne hayatta her şeydir: Hüzünde teselli, kederde umut ve zayıflıkta güçtür. Sevginin, şefkatin ve bağışlamanın kaynağıdır."