"Sultana hediye sunmak istemeyen biriyle, ona ucuz, hatalı, kusurlu ve bayağı da olsa bir hediye götüren kişi arasında fark yok mudur? Kötü olan, gücünüz ve imkânınız varken hediye tercihini en güzelden yana değil de en ucuzdan yana kullanmaktır."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Bana göre namazın taşıdığı ehemmiyet yalnız görüntü itibariyle eğilip kalkmak değil, belki Allah ile buluşmak, konuşmak, yalvarıp yakarmak ve huzûr-ı kalbe erip rızasını kazanmaktır. Elbette huzûr-ı kalbe ere-miyorum diye namaz terk de edilemez. Belki her defasında adım adım namazın hakikatine yaklaşılır."
"Kişinin bildikleri ne derece şerefli ve yüce ise aklı da o derece yüce ve şerefli bir meşgale edinmiş olacaktır. Eğer kişinin kalbinde Allah'ın ilmine dair şerefli ve yüce marifetler var ise o zaman kalp Allah'ı bulmuş olur ki gerçek bilmenin gayesi de budur. İmdi sormak lazımdır; acaba mevcudatı yoktan var eden, süsleyen, tedbir eden, tertip eden Allah'ı bilmekten daha şerefli, daha yüce bir ilim olabilir mi? Bu ilim kalbin tecellisi olan bir aklın eseridir ve Allah akıl olmadan bilinemez."
"Onca hazırlık, plan, korku ve heyecan bu adamın bana iyilik yapmak istemesiyle boşluğa mı düşecekti yani. Sanki ondan iyilik isteyen olmuştu! Bir cinayet, böyle basit bir sebeple önlenebilir miydi?"