"İnsanların aptallıkları görülebilirdi,onlara gülünür ya da acınırdı; ancak onları gittikleri yolda özgür bırakmak gerekirdi."
"Eh artık hoşnut ol"dedi Tanrı "yakınmanın ne yararı var ? Bütün olup bitenler iyi ve doğruydu ve hiçbiri de başka türlü olamazdı.Bunu gerçekten göremiyor musun?"
"Çocukluğundan beri ömrünü zehir eden korkunun, yaşamının son iki saatinde neden uçup gidiverdiğini kendisi de anlayamadı "
"kendi insanlarını düşündükçe duygulanmıyor ,en çok nefret ettiği kişileri aslında nasıl sevmiş olduğunu anlamaya başlıyordu"
"Soyun atası ağaca bağlanır ,sonuncusunu da karıncalar yer"
"Çünkü yüzyıllık yalnızlığa mahkum olan soyların , yeryüzünde ikinci bir deney fırsatları olamazdı."
"dinin öğretileri kendisi gerçekte var etmesi gereken şeyi yok etmekteydi"
"Gerçekle yalan en iyi kalite ipliklerle iç içe dokunmuştu ve benim o gerçeği bu şekliyle kabul etmem imkânsızdı."
"Gerçek olan şey,hayatın anlamsız olduğuydu.
"Her gün bir bela geliyor başıma ve ben,
böyle konuşma hakkını kendimde görüyorum, gülümsemekle yetiniyorum hatta gülüyorum."
"Biz orada, uzakta parıldayan yıldızlara doğru gidi- yoruz, bizi kimse tutamaz! Hep beraber ileri, kimse kalmasın!"