Hiç kimse yaşamını tastamam kuş bakışı görebileceğini iddia edemez, hele yaşamın tamamı üzerinde hiç iddia edemez bunu, yaşamın anlamı veya anlamsızlığı üzerine asla kesin hükümler verilemez. Mesele yaşamın nesnel hakikatine değil, öznel yaşamın hakikatine dair ikna edici bir fikre varmaktır.
Yaşlanırken arkadaşlığın önemi paha biçilmezdir. Bir faaliyet veya bir bağ sona erdiğinde ne kalır ki geriye? Birçokları için “kazandığı arkadaşlar” kalır. Arkadaşla bizi birbirimize bağlayan lezzetli anılar vardır, onunla gevezelik edebilirim, içimi dökebilirim ona abartmadan ama, onu da çöp bidonuna dönüştürmeden. Arkadaşlığın güzelliği, samimiyettir: Arkadaş ondan hiçbir şey istemediğim ve beklemediğim insandır, nasılsa öyle olduğu için beraber olmaktan memnunumdur onunla. Orada beni seven, benim de kendisini sevdiğim birisinin olması bana sevinç verir; o beni anla yışla karşılar, ben de onu anlayışla karşılarım; onun nezdinde imtiyazlıyımdır, o da benim imtiyazlımdır.