Bu kitabın eskiden olduğu gibi günümüzde de çoğu kadının hatta insanın aklını karıştıran kadın-erkek ilişkileri üzerine bir yapıt olması zamanının geçmeyeceğinin bir kanıtı olarak kendini gösteriyor. Bir erkeğe kayıtsız şartsız teslim olmak, hayatını tamamen bir kenara bırakmak ve erkekten bütünüyle bağımsızlaşarak kendi hayatına yönelme kararı arasında gidip gelen bir kadının hikayesi. Hepimiz aslında bir noktada bundan korkmaz mıyız? Sevdiğimiz insanla olduktan sonra hayatımızı unutma ihtimali ve sevdiğimiz insanla olmayarak kendi düşüncelerimizin arkasında durma ihtimalimiz. İkisini beraber yürütmek ne zor iştir aslında.
Sadece bir erkeğe iyi eş olmak için mi büyütüldük ? Annelerimiz sadece bunun için mi yaşadı ?
Erkeğe de hak vermek gerekiyor, yaşadığı toplum gereği iyi bir işi olmak zorunda, beraber olduğu kadından daha alt bir statüsü olamaz, güçlü olmak zorunda.
Yazarın okuduğum ilk kitabı, kısa ama etkili. Okunulmasını tavsiye edebileceğim bir kitap.