Kendi geçmişinden kopmuş bir halk ya da sınıf, seçmede ve eyleme geçmedi tarih içinde kendi yerini bulmuş bir sınıf ya da halktan çok daha az özgürdür. 
İmgeler, sıkıntıyı ertelemek için üretilmiş sonsuz emtiaya tahvil edilmekte; buna mukabil, insanlar metalaşmakta, kendi varoluşsal gerçeklikleriyle yüzleşme yürekliliğine ve hatta olanağına bile sahip olmadan kendi kendilerini umursamazca tüketmektedirler. Uyduruk bir düş dünyasında yaşatılmaktayız.
Modernist tasarım genel olarak anlığa ve göze yuva olmuştur, ama bedeni, diğer duyuları ve beraberinde anılarımızı, imgelememizi ve düşlerimizi evsiz bırakmıştır.