"Kaygıların hası hiçlik kaygısıdır. Endişe ikliminin ötesindedir, hiçlik, bir şoktur; bir travma, bir anlam yitimi: Dipten gelen bir sarsıntı. Kirlenen dünyayı, pas tutmuş, yılışmış, cıvımış, tavsamış ruhu diriltme fırsatı: Muallakta bir keşif; bir bomboş oluş; hiç bilmediğiniz, tanımadığınız bir yerde, yerçekiminin gökçekiminin, herhangi bir sesin, ışığın olmadığı bir yerde, sallanıp durma: Boğulma, boğuntu iç daralması: Kierkegaard’ın Angst’ı, Heidegger’e başka bir düzlemde ulaşıyor; sıradan alışkanlıklar dünyasından kopma, dayanılmaz bir özgürlük duygusu, Sartre’da “angoisse”, bir var olma kaygısı çok derinde: Hiçbir şey “verilmemiş” bize, geçmiş yok; gelecek açık; “seçmelerle” oluşturacağız kendimizi, boşluktan oluşacağız, hiçlikten..."