Bizler dış etkilerin yaratıklarıyız, kendi içimizde oluşturduğumuz hiçbir şey yoktur. Ne zaman yeni bir düşünce silsilesi edinsek ve yeni bir etkinlik ve inanç silsilesine sürüklensek güdü her zaman için dışarıdan gelir.
Bir insan tek bir görev yapar-kendi içini ferahlatma görevi, kendisi ile uzlaşma görevi. Eğer bu yegane görevi en tatmin edici şekilde yerine getirmesi, komşusuna yardım etmekle mümkün olacaksa öyle yapacaktır; eğer bunu en tatmin edici şekilde komşusuna kazık atarak yerine getirebilecekse öyle yapacaktır.
İnsanın, beşikten mezara kadar hiçbir zaman, yaptığı tek bir şey yoktur ki; İLK VE EN ÖNDE GELEN hedefi şu olmasın-iç huzurunu, iç rahatlığını KENDİSİ için güvence altına almak.