BU İDDİA DOĞRU MU, değil mi? Buyurun birlikte bakalım... Yıl 1928...
O tarihte henüz açık olan İlahiyat Fakültesi'nin(fakülte 1932'de kapatılacaktır) bazı hocalarına "Dinde Reform Projesi" ısmarlanıyor. Onlar da bir proje hazırlıyorlar. Buna göre; "...Din içtimaî (sosyal) bir müessesedir. Diğer içtimaî müesseseler gibi hayatın zaruretlerine katlanmak, tekâmülün seyrini kovalamak mecburiyetindedir."
"Ne tür bir değişim?" diye sorarsanız, camilerden başlatıldığına göre, "son derece derin bir değişim arzulanıyor...
"Mâbedlerimiz temiz, muntazam, ziyaret ve oturmaya (diz çökmek kalkıyor) uygun bir hâle getirilmelidir. Mâbedlerde sıralar, elbiselikler tesis edilmeli ve temiz ayakkabılarla (camiye girişte, kiliseye girişte olduğu gibi, ayakkabı çıkarılmıyor) mâbedlere girilmesi tercih edilmelidir. Bu dinî ıslahatın (reformun) ibadete ait olan sıhhî şartıdır...""İbadet lisanı Türkçe olmalıdır. Ayetlerin, duaların, hutbelerin Türkçe şekilleri kullanılmalıdır."
"Mâbedlere mûsîki âletlerinin kabulü dahi lazım gelir. Mâbedlere ilâhî mahiyetinde asrî ve enstrümental (aletli) mûsîkiye ihtiyaç vardır."