İslâm ve Batı medeniyetleri, aralarındaki önemli farklara rağmen çatışmak zorunda değildirler.
Bir arada yaşamanın asgari şartı, herkesin kendi kalarak ortak iyide uzlaşmasıdır.
Âdil, katılımcı ve eşitlikçi bir dünya düzeninin anlamı, herkesin aynı şekilde düşünüp yaşaması değil, farklı görüşlerin bir arada varolma kararlılığını göstermesidir. İslâm ve Batı medeniyetleri, “İyilikte yarışan topluluklar” (Mâide 5/48) oldukları zaman, bölgesel ve küresel barışa katkıda bulunacaklar…