Bu kitapta tevhidin sadece teorik bir inanç olarak ele alınmadığını, Müslüman kadının kimliğini, duruşunu ve mücadelesini şekillendiren canlı bir dava olarak işlendiğini gördüm. Samimi dili, net vurguları ve sarsıcı sorularıyla beni konfor alanımdan çıkardı.
Özellikle modern çağda Müslüman kadının yaşadığı savrulmalara karşı güçlü bir bilinç çağrısı niteliğinde. Okurken sık sık kendime “Ben neredeyim?” sorusunu sordum.
Bu eser slogan atmıyor; yüzleştiriyor. Tevhidi dilde kalan bir kavram olmaktan çıkarıp hayatın merkezine yerleştiriyor. Okurken kendimi savunmada değil, ciddi bir muhasebenin içinde buldum. İnancını yeniden tahkim etmek isteyen herkes için ufuk açıcı, düşündürücü ve motive edici bir okuma. Az sayfa, büyük etki. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.