Serendipçe

Hikâye: Kadınlar Eziliyor Feminizmin bütün hikâyesi “Kadınlar eziliyor” üzerine kurulu. Geçen yüzyıldaki söyleme aynen devam ediyorlar. Oysa geçmişten günümüze kadın hakları adına alınabilecek bütün haklar alındı hatta fazlası alındı. Gelinen son durumda kadınlar değil,erkekler eziliyor.Son yıllarda erkekler hem devlet politikaları ile hem kadınlar tarafindan ciddi bir şiddete maruz kalıyor. Fakat hâlâ toplumun çoğunluğu kadınların ezildiğine inanıyor. Bunda iki önemle etken var. Birincisi medya bir şeye inandırmak isterse halk buna inanır. Medya bizi buna inandırdı. Kadınlarla ilgili cinayet ya da şiddet haberleri sürekli gündemde tutularak “Kadına yoğun bir şiddet var algısı oluşturuldu. Oysa bir şiddete “Kadına şiddet" denebilmesi için “Kadının cinsiyetinden dolayı” yani sadece kadın olduğu için o şiddete maruz kalması gerekiyor. Oysa haberlere baktığımız zaman şiddete uğrayan kadının, yakını olan erkekle aralarında bir düşmanlık, bir ayrılık gibi çeşitli sebepler var. Erkek karşısındakine cinsiyetinden dolayı, kadın olduğu için şiddet uygulamıyor, haksızlığa uğradığını düşündüğü için öfke ile saldırıyor. Bir erkek de ona haksızlık yapsa "Aman bu bizim cinsiyetten boş ver yapsın" demez, erkeğe de saldrır. Kadınlar inandırmakta ustadırlar. Kadınların müthiş bir iletişim yeteneği var ve dert anlatmaktan çekinmiyorlar. Derdini anlatan kendini haklı çıkaracak şekilde anlatır. Erkeklerin iletişim yetenekleri kadınlar kadar kuvvetli değil. Ayrıca erkekler güç odaklı yaratıldığı içinden anlatıp zayıf görünmek istemiyorlar. Ezilen kadınlar kocalarından daha çok; kendi annesi, kayınvalidesi' görümcesi gibi başka kadınlar tarafından ya da onlar sebebiyle ve bazen erkek eliyle haksızlığa uğramışlardır. Karı koca ilişkisinde de genelde erkekler haksız görülüyor. Haksızlık
Serendipçe
Evet tabii. Fakat hak edene, kıymet bilene.. Üzene, ezene değil.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hikâye: Kadınlar Eziliyor Feminizmin bütün hikâyesi “Kadınlar eziliyor” üzerine kurulu. Geçen yüzyıldaki söyleme aynen devam ediyorlar. Oysa geçmişten günümüze kadın hakları adına alınabilecek bütün haklar alındı hatta fazlası alındı. Gelinen son durumda kadınlar değil,erkekler eziliyor.Son yıllarda erkekler hem devlet politikaları ile hem kadınlar tarafindan ciddi bir şiddete maruz kalıyor. Fakat hâlâ toplumun çoğunluğu kadınların ezildiğine inanıyor. Bunda iki önemle etken var. Birincisi medya bir şeye inandırmak isterse halk buna inanır. Medya bizi buna inandırdı. Kadınlarla ilgili cinayet ya da şiddet haberleri sürekli gündemde tutularak “Kadına yoğun bir şiddet var algısı oluşturuldu. Oysa bir şiddete “Kadına şiddet" denebilmesi için “Kadının cinsiyetinden dolayı” yani sadece kadın olduğu için o şiddete maruz kalması gerekiyor. Oysa haberlere baktığımız zaman şiddete uğrayan kadının, yakını olan erkekle aralarında bir düşmanlık, bir ayrılık gibi çeşitli sebepler var. Erkek karşısındakine cinsiyetinden dolayı, kadın olduğu için şiddet uygulamıyor, haksızlığa uğradığını düşündüğü için öfke ile saldırıyor. Bir erkek de ona haksızlık yapsa "Aman bu bizim cinsiyetten boş ver yapsın" demez, erkeğe de saldrır. Kadınlar inandırmakta ustadırlar. Kadınların müthiş bir iletişim yeteneği var ve dert anlatmaktan çekinmiyorlar. Derdini anlatan kendini haklı çıkaracak şekilde anlatır. Erkeklerin iletişim yetenekleri kadınlar kadar kuvvetli değil. Ayrıca erkekler güç odaklı yaratıldığı içinden anlatıp zayıf görünmek istemiyorlar. Ezilen kadınlar kocalarından daha çok; kendi annesi, kayınvalidesi' görümcesi gibi başka kadınlar tarafından ya da onlar sebebiyle ve bazen erkek eliyle haksızlığa uğramışlardır. Karı koca ilişkisinde de genelde erkekler haksız görülüyor. Haksızlık
Serendipçe isimli okura yanıt verildi
Serendipçe
Ben bunu iddia etmedim zaten
Hikâye: Kadınlar Eziliyor Feminizmin bütün hikâyesi “Kadınlar eziliyor” üzerine kurulu. Geçen yüzyıldaki söyleme aynen devam ediyorlar. Oysa geçmişten günümüze kadın hakları adına alınabilecek bütün haklar alındı hatta fazlası alındı. Gelinen son durumda kadınlar değil,erkekler eziliyor.Son yıllarda erkekler hem devlet politikaları ile hem kadınlar tarafindan ciddi bir şiddete maruz kalıyor. Fakat hâlâ toplumun çoğunluğu kadınların ezildiğine inanıyor. Bunda iki önemle etken var. Birincisi medya bir şeye inandırmak isterse halk buna inanır. Medya bizi buna inandırdı. Kadınlarla ilgili cinayet ya da şiddet haberleri sürekli gündemde tutularak “Kadına yoğun bir şiddet var algısı oluşturuldu. Oysa bir şiddete “Kadına şiddet" denebilmesi için “Kadının cinsiyetinden dolayı” yani sadece kadın olduğu için o şiddete maruz kalması gerekiyor. Oysa haberlere baktığımız zaman şiddete uğrayan kadının, yakını olan erkekle aralarında bir düşmanlık, bir ayrılık gibi çeşitli sebepler var. Erkek karşısındakine cinsiyetinden dolayı, kadın olduğu için şiddet uygulamıyor, haksızlığa uğradığını düşündüğü için öfke ile saldırıyor. Bir erkek de ona haksızlık yapsa "Aman bu bizim cinsiyetten boş ver yapsın" demez, erkeğe de saldrır. Kadınlar inandırmakta ustadırlar. Kadınların müthiş bir iletişim yeteneği var ve dert anlatmaktan çekinmiyorlar. Derdini anlatan kendini haklı çıkaracak şekilde anlatır. Erkeklerin iletişim yetenekleri kadınlar kadar kuvvetli değil. Ayrıca erkekler güç odaklı yaratıldığı içinden anlatıp zayıf görünmek istemiyorlar. Ezilen kadınlar kocalarından daha çok; kendi annesi, kayınvalidesi' görümcesi gibi başka kadınlar tarafından ya da onlar sebebiyle ve bazen erkek eliyle haksızlığa uğramışlardır. Karı koca ilişkisinde de genelde erkekler haksız görülüyor. Haksızlık
Serendipçe
Peki bunlar emir kabul. Sorun şu sizce erkekler dışarı çıktıklarında sadece işiyle mi alakadar? Boşanmaların çoğu kadının çalışmasından değil erkeğin sadakatsizliginden, ilgisizliğinden ileri gelmektedir. Çocuk yetiştirmek sadece annenin değil babanın da görevidir. Erkekleri çocuk gibi görmekten kadını da ona bakmakla mükellef tutmaktan artık vazgeçmeli!
Hikâye: Kadınlar Eziliyor Feminizmin bütün hikâyesi “Kadınlar eziliyor” üzerine kurulu. Geçen yüzyıldaki söyleme aynen devam ediyorlar. Oysa geçmişten günümüze kadın hakları adına alınabilecek bütün haklar alındı hatta fazlası alındı. Gelinen son durumda kadınlar değil,erkekler eziliyor.Son yıllarda erkekler hem devlet politikaları ile hem kadınlar tarafindan ciddi bir şiddete maruz kalıyor. Fakat hâlâ toplumun çoğunluğu kadınların ezildiğine inanıyor. Bunda iki önemle etken var. Birincisi medya bir şeye inandırmak isterse halk buna inanır. Medya bizi buna inandırdı. Kadınlarla ilgili cinayet ya da şiddet haberleri sürekli gündemde tutularak “Kadına yoğun bir şiddet var algısı oluşturuldu. Oysa bir şiddete “Kadına şiddet" denebilmesi için “Kadının cinsiyetinden dolayı” yani sadece kadın olduğu için o şiddete maruz kalması gerekiyor. Oysa haberlere baktığımız zaman şiddete uğrayan kadının, yakını olan erkekle aralarında bir düşmanlık, bir ayrılık gibi çeşitli sebepler var. Erkek karşısındakine cinsiyetinden dolayı, kadın olduğu için şiddet uygulamıyor, haksızlığa uğradığını düşündüğü için öfke ile saldırıyor. Bir erkek de ona haksızlık yapsa "Aman bu bizim cinsiyetten boş ver yapsın" demez, erkeğe de saldrır. Kadınlar inandırmakta ustadırlar. Kadınların müthiş bir iletişim yeteneği var ve dert anlatmaktan çekinmiyorlar. Derdini anlatan kendini haklı çıkaracak şekilde anlatır. Erkeklerin iletişim yetenekleri kadınlar kadar kuvvetli değil. Ayrıca erkekler güç odaklı yaratıldığı içinden anlatıp zayıf görünmek istemiyorlar. Ezilen kadınlar kocalarından daha çok; kendi annesi, kayınvalidesi' görümcesi gibi başka kadınlar tarafından ya da onlar sebebiyle ve bazen erkek eliyle haksızlığa uğramışlardır. Karı koca ilişkisinde de genelde erkekler haksız görülüyor. Haksızlık
Serendipçe
Evet ama para kazanmadığı için bakım emeği boş görülen kadın mecburen çalışmak istiyor. Çünkü o zaman değer göreceğine inanıyor. Siz de çok masum bakıyorsunuz kusura bakmayın çağ artık o çağ değil.
Hikâye: Kadınlar Eziliyor Feminizmin bütün hikâyesi “Kadınlar eziliyor” üzerine kurulu. Geçen yüzyıldaki söyleme aynen devam ediyorlar. Oysa geçmişten günümüze kadın hakları adına alınabilecek bütün haklar alındı hatta fazlası alındı. Gelinen son durumda kadınlar değil,erkekler eziliyor.Son yıllarda erkekler hem devlet politikaları ile hem kadınlar tarafindan ciddi bir şiddete maruz kalıyor. Fakat hâlâ toplumun çoğunluğu kadınların ezildiğine inanıyor. Bunda iki önemle etken var. Birincisi medya bir şeye inandırmak isterse halk buna inanır. Medya bizi buna inandırdı. Kadınlarla ilgili cinayet ya da şiddet haberleri sürekli gündemde tutularak “Kadına yoğun bir şiddet var algısı oluşturuldu. Oysa bir şiddete “Kadına şiddet" denebilmesi için “Kadının cinsiyetinden dolayı” yani sadece kadın olduğu için o şiddete maruz kalması gerekiyor. Oysa haberlere baktığımız zaman şiddete uğrayan kadının, yakını olan erkekle aralarında bir düşmanlık, bir ayrılık gibi çeşitli sebepler var. Erkek karşısındakine cinsiyetinden dolayı, kadın olduğu için şiddet uygulamıyor, haksızlığa uğradığını düşündüğü için öfke ile saldırıyor. Bir erkek de ona haksızlık yapsa "Aman bu bizim cinsiyetten boş ver yapsın" demez, erkeğe de saldrır. Kadınlar inandırmakta ustadırlar. Kadınların müthiş bir iletişim yeteneği var ve dert anlatmaktan çekinmiyorlar. Derdini anlatan kendini haklı çıkaracak şekilde anlatır. Erkeklerin iletişim yetenekleri kadınlar kadar kuvvetli değil. Ayrıca erkekler güç odaklı yaratıldığı içinden anlatıp zayıf görünmek istemiyorlar. Ezilen kadınlar kocalarından daha çok; kendi annesi, kayınvalidesi' görümcesi gibi başka kadınlar tarafından ya da onlar sebebiyle ve bazen erkek eliyle haksızlığa uğramışlardır. Karı koca ilişkisinde de genelde erkekler haksız görülüyor. Haksızlık
Serendipçe isimli okura yanıt verildi
Serendipçe
Arzu edilen kadın-erkek eşitliği değil ki, adaleti. Çalışmak erkeğe özenmek değil. İhtiyacın dışında kimi emeğinin meyvesini almak için çalışıyor, kimi güç unsuru olması için, kimi çalışmamayı yetersizlik olarak gören toplum baskısı için. Artık erkekler de çalışmayan kadın istemiyor. Sorumluluklar değişti. Bazı kirli zihniyetler eşini maddi kaynak olarak görüyor. Meslek seçiyor, kamuya tabi olmayanı istemiyor falan siz hep kötü örnekler üzerinden yorum yapıyorsunuz. Kötü örnekler karşı tarafta da var ama ben bunu genele atfetmiyorum. Kötü örnek örnek değildir.