Acı çekiyorum, endişeliyim, üzgünüm,
kederliyim deyip duruyorum ama bunlar ne anlama geliyor ki? Ne hissettiğimi açık açık söylesem öleceğim sanki.
Ne hissettiğimi tam olarak biliyorum ama onu açıklayabilecek ne bir isim ne de bir sıfat bulamıyorum. Gerilip kalıyorum sadece, sonra da tepem atıyor. Deliden farkım yok.
Aşkı çok derinden hisseden insanlardaki
kendini kötüymüş gibi göstermek eğilimi onda da var. Kendi isteğiyle şeytani bir canavar maskesi takıp bilerek eserlerini güçsüzleştiriyor.
Aynadan yansıyan yüzüm şaşırtıcı derecede canlıydı. Bana yabancıydı. Benim üzüntülerim, acılarım, buna benzer hislerimle en ufak ilgisi olmadan kendine ait bir hayatı yaşıyordu.
Öylece otururken, sessizce, yavaşça, bu son zamanlardaki halimi düşündüm. Son zamanlarda neden kendimde bu kadar hata buluyordum ki? Neden bu kadar endişeliydim? Sürekli bir şeylerden korkuyordum. Hatta geçenlerde biri şöyle dedi: "İyice dünyanın rengine bürünüp çıktın."