Senden kalan her şeyi topladım, kırıntılar, kıymıklar, tozlar, izler, varsayımlar, başkalarının seslerindeki vurgular, birkaç kum taneciği, bir deniz kabuğu, düşlediğim senin geçmişin, gerçek kabul ettiğimiz geleceğimiz, senden istemeyi düşündüklerim, bana verdiğin sözler, çocukça hayallerim, küçücük bir kızken babama duyduğum aşk, gençliğimin bir-iki aptalca dizesi, tozlu bir yolun kenarındaki bir gelincik.
Acaba bizim yaşamımız da dik açılara mı bağlıdır? Sonumuza ulaşmak için hepimizin izlemek zorunda olduğumuz bölüm bölüm çetin yollar vardır, bilirsin. Evet belki, ama eğer engin Ege Denizi’ne açılan bir terasta benim gibi bir kadın böyle bir akşamda düşünecek olursa, bütün aklımızdan geçenlerin, bugünkü ve geçmişteki yaşamımızın, hayallerimizin, arzularımızın geometriyle yönetilmediğini anlar.
Sevgilim, her yerde, evrene dağılmış her atomda seni aradım. Topraktan, havadan, denizden, insanların bakışlarından, devinimlerinden ne toplayabilirsem topladım.