Özgür bırakılmayan salgı, kabaran safraya dönüşen bir sızıydı, bir hiç için çılgınca bağırmaktan başka ne yapabilirdi, sessiz ikindi sıcağında kuluçka tavuklar gibi bağlarda gıdaklamaktan, dişlerini gıcırdatarak ağustosböceklerini bile susturan korkunç çığlıklar atmaktan başka ne gelirdi elinden?..
bu huzurevi kaçkını ihtiyarcıklara kulak asma, beni dinle, gelecek başkan ben olacağım, pippopippi cumhuriyetini ben kuracağım, eşsiz bir programın yöneticisi olmak ister misin?
Bazı büyük şehirlerde, yerlerine yenilerinin yapılması için eski binaların nasıl yıkıldıklarını sinemalarda görmüşsünüzdür, binalar kendi üstlerine yığılır, çöker, patlayıp göçüverirler… işte içimdeki öyle bir duygu…