Iraz

Iraz
Je ne suis pas parfait... Evrene saygı duy, Doğayı Koru, Yaşamı Kutla (Tengri Biz Menen) Gökoğuz Yeri Rumeli ️ 𝓜𝓾𝓼𝓽𝓪𝓯𝓪 𝓚𝓮𝓶𝓪𝓵 𝓐𝓽𝓪𝓽𝓾̈𝓻𝓴 ... Bruno,Źiźek
Bir yağmurun içinde ,ateşböceği misali Bir yanıp bir söndün
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İyilik, kötülükle baş edemez
çünkü kötülerin düşmanı olmak için iyi olunamaz, sen ne dersin?..
Can Yayınları·Kitabı okudu
Hiroşima
Her şey ne zaman açıklık kazandı, biliyor musun? Her şeyin bittiği, her şeyin aydınlığa kavuştuğu o altı ağustos bin dokuz yüz kırk beş günü. Eğer saati de bilmek istersen, sabah sekizi çeyrek geçe. O gün Tristano, canavarın artık yenildiğini ve yerini savaşı kazananların canavarlıklarına bıraktığını anladı… bitmek üzere olan bu neşeli yüzyılda işlenen ikinci cinayetti bu… o sabah, toplu kıyım silahı olarak kullanılan ilk atom bombası dünyamızın bir kentine düştü ve iki yüz bin insanı yok edip kül yığınına çevirdi. İki yüz bin diyorum ama daha sonra ölen binlerce insan, ölü doğanlar, kanser olanlar da caba… ve bunlar asker değildiler, bu silahsız, savunmasız yurttaşların tek suçu, suçsuz olmaktı… Hiroşima’da Gembaku Dom diye kocaman bir çadırı andıran bir anıt vardır, Atom Kubbesi anlamına gelir, orası patlamanın merkeziydi, o noktada yerin ısısı güneşin yüzeyindeki dereceye ulaşmıştı, o anıtın yanında barış meşalesiyle birlikte bir taş parçası vardır, orası bir kapının eşiğidir, evlerimizin kapılarındaki, üstüne ayakkabılarımızı silmek için paspas koyduğumuz eşikler gibi. Sanırım bir mermer parçası olan o taşın içinde, tıpkı mürekkebi emen bir kurutma kâğıdı gibi, kolları açık bir insan bedeninin izi vardır. Bu, bin dokuz yüz kırk beş yılının altı ağustosunda sabah saat sekizi çeyrek geçe kapısının eşiğinde sıvıya dönüşen bir adamın bedeninden arta kalandır…
Can Yayınları·Kitabı okudu
Antonio Tabucchi
Sen hâlâ o şarkıyı söyleyecek cesareti buluyor musun kendinde?
Can Yayınları·Kitabı okudu
Aldatan aldanır
İhanetin gerçek özü nedir bilir misin? Aldatan, aldatanı da aldatır ve bunun sınırı yoktur, tıpkı yere düşen gölge gibidir, bir aşka, ya da hiç önemi olmayan, örneğin bir kediye olan basit bir bağlılığa ihanet etmekle işe başlarsın ve sonunda kendine varırsın ama bilmezsin sonunda kendine varacağını, yoksa daha baştan ilk adımı atmazdın, oysa o ilk davranış, sana öylesine önemsiz, öylesine saçma gelen o ilk girişim bir yıkım, bir felaket olur, sel gibi taşarak seni sürükler, tutunmaya çalışır, çırpınır durursun ama coşkun sularda yüzülmez… Beni anlıyor musun?
Can Yayınları·Kitabı okudu