İçimizde şeytan var... Can kırıkları var... Nefret var, yalanlar var...
Bir yanımız bizi çoktan terk etmiş, kaçıyor... Melankoli ve hüsran var...
Keşke bazı geceler hiç sabah olmasa.
+ bu mektuplar bu kadar önemli değilse, neden sürekli onları okuyup duruyorsun?
- bilmiyorum, belki bir şeyleri anlamaya çalışıyorum.
+ne gibi?
-neden aynı hatayı tekrar tekrar yaptığımızı.
Sixsmith, her sabah Scott Kulesi'ne çıkıyorum. Her şey daha berrak hale geliyor. Keşke bu parlaklığı görmeni sağlayabilseydim. Endişelenme her şey gayet yolunda.
Şimdi anlıyorum gürültü ve ses arasındaki sınır, geleneklerden ibaret. Tüm sınırlar, aşılmayı bekleyen birer gelenektir. Herhangi bir geleneğin geride bırakılabilmesi için, öncelikle birinin onu aşması gerekir. Böyle anlarda senin kalp atışlarını, kendiminki kadar net duyabiliyorum ve anlıyorum ki ayrılık bir yanılsama. Hayatım, kendi sınırlarımın çok ötesine uzanıyor.
İnanç, korku ve aşk gibi olguları izafiyet teorisi ve belirsizlik ilkelerini anladığımız yollardan anlamaya zorlandık. Bu olgular, hayatımızın rotasını belirler. Dün, hayatım bir yöne doğru ilerliyordu. Bugün fstkli bir yöne. Bugünkü yaptıklarımı, dün yapmamın ihtimali dahi yoktu. Bazi zamanlar olmak istediğimiz kişiyi değiştirebilir ve şekillendirebilir. Yaşamlarımız ve tercihlerimiz kuantum yörüngelerinin de tarif ettiği gibi her karşılaşma ve her kesişmede farklı bir istikamette ilerleyecektir.