''En önemlisi, en önemlisi, şimdi her şeyin değişeceği, ikiye bölüneceğidir. Ama her şey, her şey... Acaba ben buna hazır mıyım? Bunu ben istiyor muyum? Bunun, kendimi denemek için gerektiği söylüyorlar... Bütün bu anlamsız denemeler, sınavlar niçin, neden ? Bunların gereği ne? Yirmi yıllık kürek cezasından sonra, acı ve budalalıkla ezilmiş güçsüz bir yaşlı haline gelince, bunu şimdi anladığımdan daha mı iyi anlayacağım? Ne diye ben böyle yaşamaya razı oluyorum?
''Hem böyle yapıyorum hem de yaptıklarımdan korkuyorum.'' diye düşündü. ''Hım...Evet, her şey insanın elindedir. Fakat insan korkaklığı yüzünden çok şeyi kaybedebilir. Gerçek bu. İnsanların en çok neden korktuklarını bilmek isterdim. Onları en çok korkutan şey yeni bir adım atmak, yeni bir söz söylemek...'
O sıralar beni üzen bir mesele daha vardı: Ne ben kimseye benziyordum ne de herhangi biri bana.''Tek başımayım , ama onlar hep birlik.'' diye düşünmekten kendimi alamıyordum.