"zihnim çok meşgul olmasına rağmen, bazen ben de söze karışmaya kalkışıyordum. o zaman avukatım, 'siz susun, davanız için böylesi daha iyi,' diyordu. yani, bu davanın benim dışımda görülür gibi bir hali vardı. her şey, ben karıştırılmaksızın olup bitiyordu. kaderim, bana fikir sorulmadan belirleniyordu. zaman zaman herkesin sözünü kesip, 'iyi ama, sanık kim? sanık olmak önemli bir iştir. benim de söyleyeceklerim var,' diyecek oluyordum. fakat iyi düşününce söyleyecek bir şeyimin olmadığını anlıyordum."
“Dünyadaki en sıkıcı şey” diyor Brandy, “çıplaklıktır.” En sıkıcı ikinci şey ise dürüstlüktür, diyor. (…) Dünyadaki en sıkıcı üçüncü şey pişmanlıklarla dolu boktan geçmişinizdir.
Sakin ol,” diyor Brandy, “her ne düşünüyorsan, onları milyonlarca başka insan da düşünüyor. Her ne yapıyorsan, onlar da yapıyor ve hiçbiriniz sorumlu değilsiniz. Çünkü hepiniz ortaklaşa bir çabadan ibaretsiniz.”
Tamamen ayna, ayna söyle bana durumu çünkü aynen paranın iktidar unsuru olması gibi, aynen silahın iktidar unsuru olması gibi, güzellik de bir iktidar unsurudur.