Seçim büyük bir özgürlük ve olgunluk havası içinde yapıldı. Aureliano, kimsenin bir defadan fazla oy kullanmaması için sandık başından ayrılmayan kayınpederinin yanında olduğundan, bu özgür ve olgun seçimleri kendi gözleriyle gördü. Akşamüstü saat dörtte alanda çalınan davulla oylamanın sona erdiği bildirildi. Don Apolinar Moscote, sandığı mühürledi, etiketledi, etiketin üzerine de imzasını bastı. O gece Aureliano ile domino oynarken, Moscote, çavuşa sandığın mührünü kırıp oyları saymasını söyledi. Sandıktan mavi oylarla hemen eş sayıda kırmızı pusula çıktı, ama çavuş sandıkta yalnızca on tane kırmızı oy pusulası bırakıp aradaki farkı mavilerle tamamladı. Sonra sandığı yeniden mühürlediler ve ertesi sabahtan tezi yok başkente gönderdiler. Aureliano, "Liberaller savaş açacak," dedi. Don Apolinar, olanca dikkatini domino pullarına vermişti. "Oyları değiştirdik diye bunu söylüyorsan, hiç meraklanma, savaş açmazlar," dedi. "Kimsenin bir diyeceği olmasın diye birkaç tane kırmızı pusula bıraktık." Aureliano muhalefette olmanın zararlarını yavaş yavaş kavrıyordu. "Ben liberal olsaydım, bu oylar yüzünden savaşa giderdim," dedi. Kayınpederi gözlüğünün üzerinden onu süzdü.
"Daha neler, Aurelito," dedi. "Liberal olsaydın, damadım olduğun halde oy pusulalarının değiştirildiğini bilemezdin ki."
Ürün testlerinde kullanılan hayvanları düşün.
Uzaya fırlatılan maymunları düşün.
"Onlar ölmeseydi, onlar acı çekmese, onlar kurban edilmeseydi, bugün hiçbir şeyimiz olmazdı."