Umut Oğuz

Umut Oğuz
@RustinCohle99
Amor fati
Endüstri Mühendisi
Lisans
İstanbul
Beyoğlu, 25 Haziran 1999
24 kütüphaneci puanı
202 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
"Ümitsiz hastalıkların, mukadder felaketlerin son bir ilacı vardır: Tahammül ve tevekkül. Elemlerde bir gizli şefkat var gibidir. Şikâyet etmeyenlere, kendilerini güler yüzle karşılayanlara karşı daha az zalim olurlar."
Sayfa 224 - Sör Aleksi·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Bir yalın paradoks daha: toplam stokunuzu azaltmak için daha çok doğru stok yapın. Bu, en iyi haliyle sistem odaklı düşünmedir!
Sayfa 147 - Stok·Kitabı okudu
1000Kitap
Puan vermedi·382 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
·
193 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2023 15:04
Kitap incelemesine neden bu kitabı okuma gereksinimi duyduğumla başlamak istiyorum. Bir endüstri mühendisliği öğrencisi olarak uzun zaman önce kendime alanımla alakalı okumam gereken kitapların listesini çıkarmıştım, bu kitap da aralarından belki de en önemlisiydi diyebilirim. Toyota imalat konusunda bütün sınırları çizen, yenilikleri getiren ve kullandığı metotlarla diğer şirketlere örnek olmuş bir kuruluştur. Bu kitap da Toyota'nın 14 yalın yönetim ilkesini detaylarıyla anlatmış ve TÜS'e (Toyota Üretim Sistemi) ışık tutmuştur. Kitap bir çırpıda bitirilebilecek akıcılığa sahip dersem yalan söylemiş olurum. Kitabı bitirmem aylarımı aldı fakat eğer üretim alanında çalışmak isteyen bir mühendisseniz mutlaka başucunuzda bu kitabı bulundurmalısınız.
1000Kitap
Toyota TarzıJeffrey K. Liker · Optimist Yayınevi · 200425 okunma

Umut Oğuz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·382 syf.··
Beğendi
·
193 günde okudu
·
2023 6. kitabı
Jeffrey K. Liker
9.7/10 · 25 okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2023 22:01
George Orwell'ın daha önce 1984 kitabını okumuştum. Çoğu kitapseverin aksine kitabı beğenmemiştim. Büyük beklentilerle okuyup hayal kırıklığına uğradığım 1984'ten sonra elim bu kitaba bir türlü gitmemişti. Ama büyük bir yanlış yaptığımı belirtmek isterim. Kitap favorilerim arasında yer alacak derecede beni etkiledi. Harika bir sistem eleştirisi içermekte kitap. Kitabın ana karakteri olan Napolyon adlı domuz, aslında Stalin'in ta kendisi. Bundan ötürü düz mantık kitabın sosyalizm, komünizm eleştirisinden ibaret olduğunu düşünebilirsiniz. Lakin, kitabın başlangıcında çiftliğin başında bulunan insan abimiz Jones'un da methedilmediğini hatta yerildiğini görebilirsiniz. Buradan çıkarım olarak ise gücün kötüye kullanılma eyleminin bütün ideolojilerde var olduğunu söyleyebiliriz. Özgürlük vaadinde bulunan Napolyon'un yönetimindeki hayvanların eskisine göre daha fazla çalıştığını buna karşılık tayınlarının düştüğünü görüyoruz. Domuzların çıkarları pahasına kendi belirledikleri yasaları eğip büktüklerini, kendilerine karşı çıkanları öldürdüklerini, insanlarla ilişki içerisine girdiklerini ve hayvanların kendilerine olan sadakatini arttırabilmek amacıyla olmayan bir düşman yarattıklarını fark ediyoruz. Bunlar bir yerden tanıdık geldi mi size de? Evet, eleştiri anlamında başyapıt olan bu kitap işte tam da bu yüzden dünya klasikleri arasında. Yozlaşmış yönetimlerin nüfuzlarını, halkının haklarını gasp ederek nasıl sağladıklarını net bir şekilde bir kez daha bizlere gösterdiği için. Kitabın sonunda diğer hayvanların gözünden domuzların insanlara, insanların da domuzlara ne kadar benzediğinin yansıtılması ise verilmek istenilen mesajın harika bir şekilde bizlere aktarılmasını sağlıyor.
1000Kitap
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,5bin okunma
Reklam