Uranüslü Rutherford

Uranüslü Rutherford
@Rutherusluford
Uranüslü Rutherford NEPTÜNLÜ NAMJOON Satrünlü Sokrates Okur puanı verirseniz sevinirim be ya
Dinlemenizi tavsiye ederim-yazarın kendisinden-, mükemmel bir şiir
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2023 27. kitabı
Kartallar uçar mı bir harâbeden Köprülerden benim yârim geçer mi Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum Avuçlayıp öpüyorum kumları Bir karadelikten bakarken hayat Meydan okuyanlar kim bu serâba Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar ceylan koşması Sen nasıl bu kadar yollar aşması Sen nasıl bu kadar güneşe meftun Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi Ben rüzgâr değilim, dokunmam çiçeklere Ben kara parmaklı insan değilim Kirpik uçlarımdan kayar yıldızlar Bilemezsin, hayal akşamlarında Renklerini kuşatan Damıtılmış gözyaşıdır ömrümün Ben boşluğa üfleyen cellat değilim Karayele verdim ayaklarımı Söyle bana, eceli kim tutar perçeminden Hangi ölü bilmez nereye gittiğini Sen miydin o mehpâre, o memnû, o dilruba Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar bulut gülmesi
1000Kitap
Söyle Bana HindibaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20202,680 okunma
Reklam
Puan vermedi
Kitap bir teknede geçiyor. Yolculuğa çıkmış bir çift, santrançta dünya şampiyonu bir genç ve mecburen santranç öğrenen bir adam. Santrançta birincilik yolculuğu bir papazla başlıyor. Bir papazla yaşayan bu çocuk papaz ve yaşadıkları köyün jandarma komutanı beraber santranç oynarken hep onları izleyor. Bir gün papaz işi çıktığı için aniden santrancı bırakıp gider ve çocuk jandarma komutanıyla yanlız kalıt, komutan oynamak isteyip istemediğini sorunca çocuk hevesle kabul eder. Komutanla oynadıkları her oyunu kazanan çocuğun içindeki cevheri keşfeden jandarma papaza bunu söyler ve papaz çocuğu kente getirir. Çocuk ilk başlarda oradaki kahvede yapılan turnuvalarda yarışır rakiplerini yener. Başarı basamaklarını hızla çıkar ama sadece santranç konusunda iyidir. Başarısı yanında egosunu da getirir. Teknede çift onu bir şekilde santranç tahtasına oturtur. İlkte yenilirler sonrasında bir şekilde tekrar oynarlar. İyi gittikleri sırada bir adam arkadan onlara müdahele eder ve eli berabere bitirirler. Çift adamı merak eder ve peşinden gider adama ona tüm hikayesini anlatır. Bu adam bazı belgkerden dolayı insanı delirtecek derecede herşeyiyle beyaz olan ve uğraşa bileceği hiç bir araç gereç olmayan bir odaya kapatılmıştır. Bir gün sorgu için tekrar çağrılınca bir gardiyanka bir odaya girer. Askıda asılı olan bir papyonunu cebinde bir şey fark eder ve kitap olmadı ümidiyle gizlice çalar. Sorguda sessiz kalan adam odaya gidince hemen alfığı şeyi çıkarıt. Alfığı şey bir santranç günlüğüdür. Ünlü santranç ustalarının ipuçlarıyla dolu bir günlük. Adam kaçana kadar o günlüğü Okur. Hayali santranç masadında oyun oynar. Ama oradan çıktıktan sonra santrançla asla ilgilenmez takı o güne kadar. Adam ikna olup onunla tekrar oynar ama sonuç değişmez ve tekrar berabere kalırlar. Ama sonuç
1000Kitap
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,5bin okunma
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
İlk olarak bu "Ötenazi Okulu" olarak adlandırılan, okul damgasıyla içerisinde idam cezası almış mahkumların bulunduğu, mahkumların o okulda istediği şeyi yapmakta özgür bırakılıp karşılığında bilim insanlarının üzerinde deney yapılması teklif edilen ABD de bir çeşit cezaevi. Şöyle düşünün idam cezası almışsınız size bir teklif geliyor ve idam gününüz gelene kadar istediğini yapmakta özgürsünüz diyor. Karşılığında sadece demek olmanız isteniyor. Sizcede mükemmel bir kandırma yöntemi değilmi. Esas konuya gelecek olursak, ABD enerji bakanı Green Türkiye'ye geldiği sıralarda gayri meşru bir çocuğu olup onu annesiyle bir başına bırakan maddi manevi hiç bir ihtiyaçlarını karşılamayan sorumsuz bir baba. Ayriyeten sorumsuz, sadakatsiz bir eş. Bu gayri meşru kızının bir sürü hastalığı var , bir sürü fobisi, bir sürü alerjisi var. Düşünün ki güneşe bile alerjisi var güneşe çıkamıyor. Ama kalbi çok değerli biri. Herkez onun kalbinin peşinde. Annesi ölünce babası ortada bırakmayıp onu şu mükemmel ötenazi okuluna bırakıyor. Kız babasını hiç görmemiş, ona yıllarca son nefesini vermeden yanına gelmesi için mektuplar yazmış ama babası mektupları okumaya dahi tenezzül etmemiş. Hatta kızın kalbini alması için bir katil tutmuş.bir seri katil. "Gölge" lakabıyla bilinen ve asla yakalanmayan. Kurbanlarına acımayan bir katil. Kızı duyunca onu merak etmiş. İlk gece onu öldüreceği sırada kız ondan 1 yıl izin istemiş. Katilimiz ise ona acıdığı için buna izin vermiş. O zamana kadar yaşaması için onun için her şeyi yapmış. Zamanı gelince onu öldürememiş çünkü sevdiceğine kıyamamış. Gölge o günden yani 1 yıl izin verdiği günden sonra o hapisanede kendine bir oda hazırlatmış ve kızın odasına kameralar yerleştirip hep onu takip etmiş. Onunla konuşmuş ve onu öldürmekten vazgeçmiş. Bu süre içerisinde
1000Kitap
Ötanazi OkuluMaral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20227,4bin okunma
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2023 41. kitabı
Kitapta "kehanetin bebeği" olarak adlandırılmış bir kız var. Ona kehanetin bebeği denilmesinin sebebi 1yy önceye dayanan bir kehanet. Tam 100 yıl öncesinde yaşayan bir kralın kahini krala bir çift kolye verir kolykeyerin üzerinde kalp şeklinde birer elmas. Rivayete göre kehanetin bebeği doğduğunda bu kolyelerden birini o diğerini ise o zamanki kralın kahini takacak. Bu sayede kızın başına bir şey gelirse Kahin kolye sayesinde bunu anlayacak. Ayrıca kolyeyi takan kişi hangi krallığın kraliçesi olurasa o krallık uzun yıllar boyunca katıldığı hiçbir savaşı kaybetmeyecek. Diğer krallıklara karşı bir üstünlüğü olacak. Bu bebeği sadece kralın soyundan gelen krallıktan doğacağı kesindi ama hangi krallığın kraliçesi olacağı hala bilinmiyordu. Ayrıca şöyle de bir şey var eğer kolyeyi taktıklerı bebek kehanetin bebeği değilse birkaç saat içerisinde ölecek. Aradan tam yüzyıl sonra bir bebek doğdu doğduğu gün annesini kaybetmiş bir bebek. Kehanetin bebeği. Kız 18 yaşına gelince krallıkta savaş başlayacağı için kral kızını uzaklardaki halasına göndermeye karar verir. Kral ölmeden kız kraliçe olamadığı için savaş kazanılacakmı bilinmiyırdu. Kızın yanına güvendiği 7 askerini gönderdi. Yol tam 27 gün sürecekti. Yolda arada bir nehrin yanında duruyor nehirde duş alıyorlardı. Hazar adındaki şövalye diğer şövalyelerden daha üstündü. Kralın onu başlarına koyduğu için emir yağdırıp duruyordu. Hazar ve kraliçe gün geçtikleri yakınlaştıkar arkadaş oldular. Hazar ona hikayesini anlattı. Hazar Lena adında bir kızla evlenmiş kız sonradan hastalığı nedeniyle ölür ama Hazara ölmeden önce rahat yüzü vermeyip ölürken de benden başka kimseyle evlenme demiş. Kız hazara güvenmiş. Bir gün konakladıkları bir yere krallığa saldıran Noyan adlı kişinin askerleri saldırmış . Saldırıda aralarından 3 kişi
1000k
Kalp MuhafızıBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 20232,883 okunma
Okuyun!!
10/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2023 50. kitabı
Kitap çok güzel , öncelikle onu söyleyeyim. Kitapta bir adamın trafiğin ortasında kör olmasıyla başlıyor. Ama bu körlük bilindiği gibi siyah değil beyaz bir körlük. Bu adamı biri eve getiriyor sonrasında adam bir doktora gidiyor. Ama gözünde hiçbir sıkıntı çıkmıyor. Akşamında o göz doktorunda bulunan herkez göz doktoru yla beraber bu körlüğü teker teker yaşıyor. O göz doktoru bunun bulaşıcı olduğunu anlayınca yetkililere haber veriyor. Yetkililer ilk başta inanmasada sonraları gelen şikayetlerle olay üst kurumlara taşınıyor ve onlar için bir yer hazırlanıyor. Kime bulaşmışsa bu körlük oraya alınıyor aralarından sadece Doktor'un karısına bir şey olmuyor ama oda yalan söyleyerek aralarına giriyor ve köroğlutorunlarıakşenerle ona bulaşmadığı için diğerlerine yardım ediyor yeni gelenleri yönlendiriyor arada ölenler oluyor onları bir şekilde gömüyorlar kaçma planları yapıyorlar, ve çok sürükleyici bir hal alıyor kitap. Kesinlikle okumalısınız, özellikle psikoloji sevenler...
1000k
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,1bin okunma