"Sayın Ben: Sana diyeceğim ki, neden durduğumuzu bilmiyorum. Korkmadın, değil mi?
Arkadaş: Yo, hayır. Hayır, hayır.
Sayın Ben: (Devam eder) Neden durduğumuzu bilmiyorum dedim. Bilhassa bunun için durduk. Neden durduğumuzu bilmediğimiz için.
Arkadaş: (Şaşkın, gözlerini açar) Yok be!
Sayın Ben: Yani yolumuzun burasında bir engel çıktı karşımıza: izah edilemez, önüne geçilemez ve kalın bir şey gelip bize çarptı.
Arkadaş: Buuumm!
Sayın Ben: Tam öyle işte. İlerlememize engel olana gelip çarptık. Oysa bu engelin ne olduğunu bilmiyoruz. Pek de öğrenemeyeceğiz."
Jean Tardieu, Sekiz Oyun
Kişisel sorumluluğun olduğu yerde o sorumluluğun yerine getirilememesinden doğan bir suçluluk vardır. Varoluşsal suç, insan dünyaya meşru bir üretemediğinde ortaya çıkar.
"Bir adam adaleti tanısa, fakat o adaletin zıddı olan zulmü, haksızlığı bilmese, hem adaleti hem de zulmü iyice tanımıyor demektir. Ey kardeş, bilmiş ol ki, bütün insanların en cahili ve en kötüsü böyleleridir." Muhammed Ebû Zehra, Ebû Hanife