Hiçbir şeyin birbirini tutmadığı ve her şeyin en şaşırtıcı şekilde birbirine bağlı olduğu bir dünyada, bilmediğimiz bir yerde kopan bir fırtınanın getirdiği enkazdan yapılmış bir panayırda imişim gibi yaşamaya başladım.
Artık bütün mukavemetim kırılmıştı. Neredeyse yalnız ona bakacak, ona şaşıracaktım. Nasıl muhakeme esnasında günlerce herkese şaşırdımsa, "Nasıl oluyor da böyle düşünebiliyorlar!" diye hayret ettimse... Galiba bizi benzerlerimin karşısında her gün birkaç defa çıldırmaktan bu hayret kurtarır.
Hayat denen bir şey vardı. Paralı parasız insanlar yaşıyorlardı. Kızıyorlar, gülüyorlar, ağlıyorlar, alakadar oluyorlar, seviyorlar, ıstrap çekiyorlar,fakat yaşıyorlardı. Kendisi niçin yaşamayacaktı?