Hiç şüphesiz şeylere yalnızca zihinsellikle olarak sahip olabiliriz; anlayamadığımız bir resmin yemek odasında asılı olması, o resme sahip olduğumuz, hiç bakmadığımız bir manzaranın ortasında yaşamamız, o manzaraya sahip olduğumuz anlamına gelmez.
Sevgili dost,
Şimdi marifet dört ikiyle kapı almak değil, açık taş verse de kırmak. Maça yüklenmek değil, son dakika golü atmak. Sadece piyonları değil, atları, filleri, kaleleri ve veziri de hesaba katmadan, şaha kul köle olmak. Şimdi küs yaşıyor, marifet ve iltifat. Hüner ayakları üstünde durmak değil, çekiçle duvara çakılmak.
Sevgili dost,
Yağmur korkuyu, çaresizliği ve yalnızlığı süpürüyor evimizden. Rahmet! Toprak kokusu geliyor penceremizden. Başlangıç topraktı, son da toprak. Üzülme güzel son, güzel başlangıçların olacak.
Sevgili dost,
Sonunda posta kutusundan bir mektup geldi. Soruyor: "Korkmak çaresizlikten mi?", "Çaresizlik yalnızlıktan mı?","Başlangıç mı güzel yoksa, son mu?"