tüm hayatını bir kadının aşkına yatıran, kaybedince de çöken, artık hiçbir işe yaramayacak kadar kendini bırakan, hayata küsen bir erkek, erkek değildir.
Yaşadığımız yüzyılların diğer yüzyıllardan pek de bir farkı yok. Aynı döngü içerisinde birbirimizi tamamlıyoruz sürekli. Zamanın tahribatına uğradığımız an anlıyoruz yılların acımasızca hızlı geçtiğini.